YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7292
KARAR NO : 2010/10773
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2006 tarih 2006/5331-8952 sayılı kararında; “Çekişmeli taşınmazlarla birlikte dava dışı 132 ada 4, 5, 6, 7 ve 134 ada 4 ve 5 parsellere revizyon gören dayanak tapu kaydı … sınırı okumakla değişebilir sınırlı olup, kapsamı miktarı ile geçerlidir. Tapu kaydı miktarından fazla olarak 132 ada 5, 6 ve 133 ada 4, 5 parsellere de revizyon görerek bu parsellerin davalılar adlarına yapılan tespitleri kesinleşmiştir. Mahalli bilirkişi, davalı taşınmazların bulunduğu yer ve çevresindeki komşu taşınmazların 50 yıl önce orman olduğunu, zamanla orman örtüsünün kaldırılarak tarla haline getirildiğini, davalı taşınmazların doğusundaki taşınmazların davalılar tarafından tarla olarak kullanıldığını bildirmiş, orman bilirkişi raporu ekindeki memleket haritasında ise, davalılar adlarına tescile karar verilen 132 ada 7 sayılı parsel açık alanda olmasına rağmen üzerinde çam ağacı rumuzlu orman ağaçlarının bulunduğu görülmüştür. Çekişmeli taşınmazlarla birlikte dava dışı parsellere de revizyon gören tapu kaydı miktarı ile geçerli olup, miktarından fazla yer davalılar adlarına tescil edildiğinden miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yerlerden olduğu gözetilerek 132 ada 7 parsel hakkında da Orman Yönetimi ve Hazinenin davası kabul edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetiminin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine ve 132 ada 7 numaralı parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, tesbit tarihinden sonra 24.01.1991 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.