YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7737
KARAR NO : 2010/10961
KARAR TARİHİ : 22.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyünde bulunan taşınmazın ormanla ilgisi olmadığı halde orman sınırı içine alındığını bildirerek sınırlamanın iptalini, bu olmadığı taktirde 2/B sahası olarak tespiti ile zilyed olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taşınmazın 1984 yılında yapılan arazi kadastrosunda 2121 parsel olarak tespit edildiği ve daha sonra Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda orman olarak tapulama harici bırakıldığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık sürede açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 02.04.1985 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra mahkeme kararı ile orman sayılan yerlerde 18.02.2008 tarihinde ilan edilen ve kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 1981 yılında yapılan genel kadastro çalışmasında 2121 parsel numarası ile davacının bayii olan …. adına tespit edildiği, orman yönetimi tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine,Tapulama Mahkemesinin 1983/716-314 sayılı kararı ile taşınmazın orman olarak tapulama harici bırakılmasına karar verildiği, yörede 18.02.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında da orman sınırları içinde bırakıldığı, sözkonusu mahkeme kararı tarihi itibarı ile 31.12.1981 tarihinden önce taşınmazın orman vasfını yitirdiğinin kabul edilemeyeceği, kaldı ki 2/B madde uygulamasına konu olan taşınmazların Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılacağı, gerçek kişilerin taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu edilmesini talep etmekte hukuki yararlarının bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddi yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.
—