Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7849 E. 2010/9179 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7849
KARAR NO : 2010/9179
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2002 gün ve … sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece asliye hukuk mahkemesinden görevsizlikle aktarılan dosyaların hangi parsellere ilişkin olduğu tespit edilerek, o parsellerin de davalı olduğu gözönünde bulundurularak yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak taşınmazların öncesinin belirlenmesi, mahalli bilirkişiler ve tanıklar dinlenerek ve dayanak tapu ve vergi kayıtları uygulanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu Belçınar Köyü 1) 180 ada 55 parselin (B)=1072 m2 (N)=239 m2 düşüldükten sonra) kısmının … adına, (C)=551 m2 kısmının … … … adına, (D)=583 m2 kısmının … … adına, (E)=532 m2 kısmının … Suday Danacı adına, (F)=513 m2 kısmının … … adına, (M)=634 m2, (P=48 m2 düştükten sonra) kısmının … adına, (L)=960 m2 (S)=14 m2 düştükten sonra) kısmının … adına, (K)=1108 m2 (S)=64 m2 ve (T)=16 m2 düşüldükten sonra) … … adına, (I)=826 m2 (V=196 m2 düşüldükten sonra) … … adına, (H)=842 m2 kısmının … … adına,
2) 180 ada 54 parselin (A)=825 m2 kısmının … adına, (B)=1126 m2 kısmının … … adına,
3) 180 ada 57 parselin (C)=406 m2 (L)=252 m2 düşüldükten sonra) kısmının … … adına, (D)=1051 m2 (N=97 m2 düşüldükten sonra) kısmının … adına, (E)=500 m2 kısmının … … adına, (F)=1112 m2 kısmının … adına, (G)=751 m2 kısmının … … adına, (H)=500 m2 kısmının … adına, (G)=751 m2 kısmının … … adına, (H)=500 m2 kısmının … adına, (I)=1339 m2 kısmının … … adına, (K)=942 m2 kısmının … … adına,
4) 180 ada 56 parselin (B)=618 m2 kısmının … … ve … … adlarına, (C)=497 m2 kısmının … Tuğan adına, (D)=359 m2 … Deveci adına, (E)=596 m2 … … adına, (F)=883 m2 … … adına, (G)=937 m2 … … adına, (H)=981 m2 … … adına, (I)=1984 m2 … adına, (K)=717 m2 … … adına, (L)=743 m2 (V)=148 m2 düşüldükten sonra) … … adına, (M)=554 m2 (T)=106 m2 düşüldükten sonra) … … adına, (N)=660 m2 … … adına, (O)=660 m2 … … adına, (P)=1283 m2 … adına, (S)=613 m2 … … adına, (R)=650 m2 … … adına,
5) 180 ada 58 parselin (B)=7012 m2 … … ve arkadaşları adlarına, 58 parselin (A)=12319 m2 … adına tapuya tesciline,
6) Belçınar Köyü 180 ada 55 parselin (N)=239 m2, (O)=56 m2, (P)=48 m2, (S)=64 m2, (T)=16 m2, (V)=196 m2, (R)=14 m2 kısımlar ile 180 ada 57 parselin (B)=1309 m2, (M)=91 m2, (L)=252 m2, (N)=97 m2, 180 ada 56 parselin (Y)=265 m2, (V)=148 m2, (T)=106 m2 kısımların Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davacılar Hazine ve Orman Yönetiminin dava konusu 180 ada 54 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu ve dayanak vergi kayıtlarının kapsamında kaldığı anlaşılarak mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.
2) Davacılar Hazine ve Orman Yönetiminin dava konusu 180 ada 56 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; taşınmazın davalı kişiler adına tescil edilen ve krokide (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (K), (L), (M), (N), (O), (P), (R) ve (S) ile gösterilen bölümlerin orman bilirkişi kurulunca resmi belgelerin incelenmesi sonucu orman sayılmayan yerlerden olduğu ve dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenerek, bu bölümler hakkında davanın reddi ile kişiler adına tescili yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava konusu 56 parselin krokide hazine adına nitelik belirtilmeden tescile karar verilen (T), (Y), ve (V) ile gösterilen bölümlerinin halen eylemli orman olduğu ve yörede orman kadastrosunun kesinleşmediği anlaşıldığından orman niteliği ile tescile karar verilmesi ve krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün ise paftasında yol olarak gösterilmesi konusunda karar verilmesi gerekirken bu konuda hiç karar verilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 7. bendinde yer alan 180 ada 56 parsele ait Y265 m2, V148 m2, T106 m2 kısımların kelimelerinden sonra gelmek üzere “orman niteliğinde” kelimeleri yazılması suretiyle ve bu cümlenin sonuna “56 parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 2949 m2’lik kısmın paftasında yol olarak gösterilmesine” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün bu parsel hakkında H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASI gerekmiştir.
3) Davacılar Orman Yönetimi ve Hazinenin dava konusu 180 ada 55 ve 57 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; orman bilirkişi raporunda (A), (B), ve (D) harfleri ile … bilirkişi krokisinde ise aynı bölümlerin 55 parselin (N),(O), (P), (V), (T), (S) ve (R) 57 parselin ise B, H, L, N harfi ile gösterilen bölümlerinin halen eylemli orman olduğu ve yörede orman kadastrosunun kesinleşmediği anlaşıldığından orman niteliği ile hazine adına tescile karar verilmesi gerekmektedir. 56 parselin de bu parsel ile birleşen T, Y,V bölümlerinin bu hükümle orman olduğu ve bu haliyle dava konusu 55 ve 57 parsellerin 180 ada 60 nolu orman parselinin ortasında kaldığı ve 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi kapsamında ormaniçi açıklığı haline geldiği anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek bu parseller hakkında hazine ve orman yönetiminin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4) Davacı Hazine ve Orman Yönetimin dava konusu 180 ada 58 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmaza kadastro tespiti sırasında Mart 1933 tarih 41 nolu tapu kaydı revizyon görmüş olup, yapılan keşif sonucu da bu tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu, bu durumda taşınmazın tapu kaydı kapsamında ve öncesinin orman olmadığı anlaşılmaktadır. Dayanak tapu kaydı üç sınırlı olup, sınırında 180 ada 60 nolu orman parseli olması nedeniyle değişebilir sınırlı olup, kayıt miktar fazlasının güneyindeki ormandan açıldığının kabulü gerekir. Kayıt ve belgeler lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edeceğine göre, 3402 Sayılı yasanın 20/a maddesi gereğince tapu kaydının dayanağı krokisi varsa uygulanarak, kroki dışında kalan kısmın orman olduğu, krokisi yoksa, aynı yasanın 20/c maddesi gereğince dayanak tapu kaydının miktarı 4000 m2 olup, kayıt miktar fazlasının güney yönden parseli çevreleyen ve orman
olarak tespiti yapılan 180 ada 60 nolu orman parselinden açıldığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle Mahkemece … bilirkişi ile tekrar keşif yapılarak, dayanak tapu kaydının varsa krokisi uygulanarak kroki kapsamındaki yerin kişiler adına tesciline, krokisi yoksa sabit sınır olan kuzeydeki yoldan başlanarak 4000 m2’lik bölüm ayrılarak bu kısım kişiler adına tescil edilmeli, kayıt miktar fazlasının ise orman niteliği ile tapuya tescile karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: 1)Yukarıda açıklanan birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacılar Hazine ve Orman Yönetiminin dava konusu 180 ada 54 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi ve Hazinenin 180 ada 56 parsele yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Yukarıda 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle davacı Hazine ve Orman Yönetiminin 180 ada 55, 57 ve 58 pasellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.