Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7935 E. 2010/12779 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7935
KARAR NO : 2010/12779
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 11.09.2008 tarihli dilekçesiyle tapuda davalı … adına kayıtlı 404 ada 6 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı gerçek kişi kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölüm yönünden davayı kabul etmiştir. Hazine ise 08.05.2009 tarihli dilekçesiyle çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu bölümün tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 404 ada 6 sayılı parselin (M) ile gösterilen 219 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle tapuya tesciline, aynı krokide (N) ile gösterilen 176 m2 yüzölçümündeki bölümün ise ormandan Hazine adına çıkan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yyasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması kesinleşen taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın idari olarak içinde bulunduğu … Köyünde Varsa Köyünde 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.05.1980 tarihinde ilan edilen, itirazların incelenmesiyle komisyon çalışmaları da 20.06.1983 tarihinde ilan edildikten sonra kesinleşen, aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır. Arsa niteliğinde ve tapuda davalı adına kayıtlı olan 395 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parsel, genel kadastroda, Mart 1957 tarih ve 284 sıra numaralı tapu kaydı ile … … adına tesbitine … Kahya’nın itirazının reddine ve tesbitteki gibi … … adına tescili yönündeki Komisyon kararının kesinleşmesiyle 26.01.1981 tarihinde tapuya kayıt edilen 13550 m2 yüzölçümündeki 234 sayılı parselin 2981 sayılı yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuştur. Kesinleşmiş orman kadastrosuna ve 2/B tutanak ve haritaları, makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşin orman kadastrosu sınırları içindeyken, … bilirkişi krokisinde (A1) ile gösterilen 176 m2 bölümün, kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın (A2) ile gösterilen 216 m2 bölümünün ise orman sınırları içinde aplike edildiği belirlenip,Davalı tarafın 20.10.2008 tarihli dilekçesiyle kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümü için davayı kabul ettiğini beyan ettiği, ancak yargılanın bu aşamasında çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki belirlenmeyip, kayıtsız şartsız bir kabul beyanı içermediğinden, davalı vekilinin bu beyana değer verilemeyeceği, Çekişmeli parselin bulunduğu yerde yapılan makiye ayırma çalışmasında ne gibi işleme tabi tutulduğu belirlenmemişse de, bir an için çekişmeli parselin makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, çekişmeli parselin Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, Çekişmeli taşımaz, 1946 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 1975 yılında arazi kadastro ekiplerince bu durum göz önünde bulundurulmadan ikinci kez kadastrosunu yaparak o tarihde kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmaz hakkında sicil oluşturduğu 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayalı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre ” Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceği”, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY’nın 1026. (EMY. 934 – İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü, gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/10/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.