Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7958 E. 2010/16520 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7958
KARAR NO : 2010/16520
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan dairenin 26.03.2009 gün ve 2009/2498-5114 sayılı bozma kararında özetle: “Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca, Akdeniz makisi olarak tesbit edildiği, 1981 yılında Orman Yönetimi tarafından, makiye ayırma işlemine değer verilmeyip, orman kadastro sınırı içinde kalmaya devam ettiği kabul edilerek, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiğinin belirlendiği, … Köyünde 1952 yılında çalışan makiye ayırma komisyonu, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için … tevzi işlemleri de yapılmadığı, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilip, davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulmuş tapu kaydının bulunmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak makiye ayrılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği 1989 yılına kadar hukuken orman olduğunun kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kesinleşen 2/B madde sahası olması nedeniyle Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden önce 1946 yılında 8 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 3 numaralı ekip tarafından yapılıp 14.05.1980 tarihinde, komisyon çalışmaları da 11.03.1981 tarihinde ilan edilerek, itirazsız yerlerde 14.05.1981, itirazlı yerlerde ise 11.03.1981 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi, 23.12.1988 tarihinde ilanı edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B uygulaması da vardır.
… Köyünde 1963 yılında yapılan ve 13.4.1978 ila 15.5.1978 tarihleri arasında ilan edilen kadastroda çekişmeli … Köyü 346 parsel sayılı taşınmaz 1946 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılmış, 1992 yılında 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kullanım kadastrosunda, 26051 m2 yüzölçümündeki tarla niteliğiyle, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1987 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilip, … çocukları …, …, … … ve … 1983 yılından beri zilyetliğinde olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbit edilmiş, 02.03.1993/01.04.1993 tarihleri arasında yapılan askı ilanı sırasında, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine yazılan zilyetlik şerhinin silinmesi, Yardaş Gürkaynak ve arkadaşları tarafından ise tapuya dayalı olarak taşınmazın adlarına tescili için dava açılmış, davaların reddine parselin tesbit gibi Hazine adına tesciline ilişkin … Kadastro Mahkemesinin 23.11.1999 gün ve 1999/197-279 Sayılı Kararının temyiz edilmeden 15.08.2000 tarihinde kesinleşmesiyle tesbit gibi Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.