YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/804
KARAR NO : 2010/2560
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …Köyü …mevkii 441 ada 29 parsel sayılı 3549,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … …’un 20 yılı aşkın süreden beri eklemeli zilyetliğindeyken ……’a sattığı, ancak SİT alanı içinde kaldığından, 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, tesbitinin iptaline, … Bilirkişi … …tarafından düzenlenen rapor ve krokide (A) ile gösterilen 1196,18 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliğiyle Hazine adına, aynı krokide (B) ile gösterilen 2353,29 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tesbit gibi 1. derece doğal SİT alanı olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/2/2008 gün ve 2007/15651-2008/2818 sayılı bozma kararı ile (Hazinenin temyiz itirazlarının reddine, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüne,aynı gün Dairede temyiz incelemesi yapılan ve bir birine bitişik yada yakın bölgedeki taşınmazlar hakkında, Orman Yönetimi tarafından Hazine aleyhine açılan dava dosyalarında; sit alanı içinde kalması nedeniyle 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit tutanakları düzenlenen taşınmazların orman olduğu iddia edilmiş, Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla, eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında, çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalıp, orman olmadığı gerekçesiyle davaların reddine karar verildiği, ne var ki; mahkeme kararlarına dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, rapora eklenen memleket haritası renkli olmadığı ve çekişmeli parselin çapı memleket haritası üzerine aplike edilmediğinden ve klızimetre ve eğim memleket haritasındaki münhanilerden faydalanılarak ölçülmediği için rapor denetlenemediği gibi, aynı gün temyiz incelemesi yapılan tüm dosyalarda dava konusu edilen taşınmazların eğiminin % 12’den fazla, taşlık, kayalık olduğu, erozyon nedeniyle yer yer ana kayanın ortaya çıktığı, zeytin ve yer yer maki florası ile kaplı bulunduğu açıklanmıştır. Çekişmeli parselin orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlara bitişik olduğu görüldüğü,yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Orman Yasasının 1. maddesinin 2. fıkrasının (İ) bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar” ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara ait her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmamadığı,bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılacağı,çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu adadaki yüzölçümü … dava dışı parsellerden bir yada bir kaçının kadastro tesbitinin Hazine adına itirazsız kesinleşmesi, çekişmeli parselin de içinde bulunduğu adanın etrafı çepe …, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili orman içi açıklığı niteliğini değiştirmeyecegi, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermeyeceği [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları] ,çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleştiği,daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapıldığı,başka bir deyişle çekişmeli taşınmazların orman niteliğini belirleyen bir çalışma bu güne kadar yapılmamıştır. 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini … ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörüldüğü,o halde, eğimi % 12’den fazla olan tamamen veya maki cinci ağaççıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi ve 6831 Sayılı Yasanın 17. Maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu tür yerlerin 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği, çekişmeli parsel seri bazında yapılan ve 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ORMAN YÖNETİMİNİN DAVASININ KABULÜ ile, davaya konu taşınmazın ORMAN NİTELİĞİNDE HAZİNE ADINA TESCİLİNE, karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.