Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8050 E. 2010/11926 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8050
KARAR NO : 2010/11926
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan …, …, davalılar Hazine ve Çavdar Köyü Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2005 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 126 ada 199 parsel sayılı 525.696,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. 126 ada 154 parsel sayılı 4.954,14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle armutlu tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ile …, … ve …; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 126 ada 199 parsel sayılı taşınmazın ayrı bölümlerinin adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Orman Yönetimi; 126 ada 199 parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davacıların davalarının reddine, katılanın davasının kabulüne, 126 ada 199 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 126 ada 154 parsel dava konusu olmadığından tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan …, …, davalılar Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 2002-2005 yılları arasında 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bilirkişiler tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden oldukları, eylemli orman niteliğinde bulundukları anlaşıldığına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.