Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8052 E. 2010/10541 K. 14.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8052
KARAR NO : 2010/10541
KARAR TARİHİ : 14.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 29/04/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat …ile karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, dava konusu Karahallı köyü 106 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 10, 11, 12 ve 56 parsel sayılı sırasıyla 4.120,90 m2, 2.529,65 m2, 2587,72 m2, 3.582,83 m2, 4.991,66 m2, 9.543,17 m2, 942,65 m2, 7.117,94 m2, 2.682,31 m2, 3.784,42 m2, 3.511,06 m2, 3.123,63 m2 ve 1.259,32 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, taşınmazlar Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/479 Esas sayılı dava dosyasında mülkiyeti davalı olduğu nedeniyle malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacılar … , dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, miras bırakan …’dan kendisine kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek adına tescilini istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin1994/12 Esas sayılı dosyasında tescil davası açmıştır.
Katılan davacı …, tescil davasının konusu taşınmazın bir bölümünün dava tarihinden 4-5 yıl kadar önce …’dan satın alarak zilyetliğini devraldığını ileri sürerek adına tescilini istemiştir.
Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 19.655,06 m2 yüzölçümündeki bölümünün … Yolal mirasçıları, 5.320 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise … adına tesciline ilişkin verilen 12.04.2005 tarihli kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.04.2005 gün ve 2005/6299- 2005/7571 sayılı bozma kararında (dava konusu taşınmazların nitelikleri itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gereğine) değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak, yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden, dava dosyası, davaya bakmakta görevli olan Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Diğer yandan; davacılar … ve …, malik hanesi açık olarak tespit edilen parsellerden 106 ada 6, 7, 9, 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlara irsen intikal ve zamanaşımı zilyetliği yoluyla malik olduklarını bu parsellerin tescil davasına konu olmadığını ileri sürerek adlarına tescili istemiyle kadastro tespitine itiraz etmişlerdir.
Mahkemece, 03/04/2008 gün ve 2006/200-2008/29 sayılı kararı ile, davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının oluşmadığından davaların reddine ve çekişmeli parsellerin Hazine adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçılarından … Yolal vekili, davacılar …
Kirlioğlu mirasçıları vekili, müdahil … vekili ve yargılama giderlerine ilişkin olarak da davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2008 gün ve 2008/7135-6480 sayılı kararı ile, (yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli olmadığı, malik hanesi açık bırakılan dava konusu taşınmazların tamamının Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava kapsamında kalıp kalmadıklarının araştırılmadığı, dava kapsamında kalmayan taşınmazların davalı olarak malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmelerinin hüküm ifade etmeyeceği ve dava kapsamında olmayan parseller hakkında kadastronun olağan usule göre tamamlanmasının gerekeceği dikkate alınmadığından, öncelikle mahallinde yerel bilirkişi ve uzman fen bilirkişisi katılımıyla keşif yapılması, yapılacak keşifte kadastro paftası Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası içinde bulunan kroki ve haritalar ile Asliye Hukuk Mahkemesi dava dilekçesinde yazılı sınırlar yöntemince mahalline uygulanması, fen bilirkişisinden Asliye Hukuk Mahkemesi davasının kapsamını gösterir ve keşfi izlemeye elverir nitelikte rapor ve harita istenmeli, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava kapsamında olan parseller yönünden işin esasına girilmesi ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yukarıda sözü edilen bozma ilamının o davanın tarafları açısından bağlayıcı olduğu dikkate alınması, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava kapsamında olmayan parseller yönünden ise kadastro tutanaklarının mahalli Kadastro Müdürlüğü’ne iade edilmek suretiyle kadastronun olağan usule göre tamamlanmasının sağlanması gereğine) değinilmiştir.
Mahkemece, davacılar ve katılan davacının davasının REDDİNE, davaya konu 106 ada 1 parsel, 2 parsel, 3 parsel, 4 parsel, 5 parsel, 8 parsel ve 56 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına TESCİLİNE, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava kapsamında kalmayan taşınmazlar hakkında açılan davada ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dava konusu 106 ada 6 parsel, 7 parsel, 9 parsel, 10 parsel, 11 parsel ve 12 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının kadastronun olağan usule göre tamamlanması için Nazilli Kadastro Müdürlüğüne İADESİNE karar verilmiş, hüküm davacılar ile katılan davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, dava tarihinden önce 1967 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu vardır
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılıp, hüküm kurulmuş olmasına, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma kararında (dava konusu taşınmazların nitelikleri itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gereğine) değinildiğine ve dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verildiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak, davalı HAZİNE’YE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/09/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.