Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/849 E. 2010/2909 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/849
KARAR NO : 2010/2909
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 9/4/2009 günlü hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi temyiz eden DAVACI … ve … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 9/3/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, DAVACI … ve … vekili Avukat…geldi, karşı taraftan HAZİNE vekili avukat …… ile ORMAN YÖNETİMİ vekili avukat NURAY … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar … ve …,…İlçesi,…Köyü, …mevkiindeki 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda tespit harici bırakılan, doğusu 347 parsel, batısı 301 parsel, kuzeyi 331 parsel,güneyi 315 parsel ile çevrili 6770m2 yüzölçümündeki hazine adına 20/08/1986 tarihinde idari yoldan tescil dilen parsel içinde bulunan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında dava konusu yerde yapılan imar uygulaması sonucunda davaya konu taşınmazın içinde bulunduğu 436 sayılı ihdas parseli hakkında (şuyulandırma ile 125 ada 1,137 ada1,212 ada 1 parsel) ve 437 sayılı ihdas parseli hakkında (şuyulandırma ile 212 ada 1, 222 ada 1, 254 ada 1 parsel) parsel numarası ile Hazinenin de paydaş göründüğü tapu kayıtları oluşturulduğundan, davacılar … ve … tarafından Hazine adına oluşturulan pay tapusunun iptali ile hazine payının adlarına tescili istemiyle açılan … 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 2001/970 esas sayılı dava dosyası bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Davalı Hazine, davacı kişinin davasının reddi ile, dava konusu taşınmazın orman sınırı içinde kalan bölümünün orman niteliğinde olmak üzere tamamının Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, DAVANIN REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1995 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi 1953 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmaz kadastro harici bırakılmıştır
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman krokisinde a ve d ile gösterilen bölümleri yönünden , 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddesinde yazılı imar ihya ve zilyetlikle taşınmaz kazanma şartlarının davacı kişiler yararına oluşmadığına, b,c,e ile gösterilen bölümlerinin ise, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman kadastro sınırı içinde kalan yerlerden olduğundan özel mülkiyete konu olamayacağına,bu bölümlerin imar uygulaması
-2-
2010/849-2909

sonucu oluşan 318 ada 3 ve 297 ada 1 ve 2 numaralı imar parselleri içinde kaldığı anlaşılmakla,orman alanlarının imar uygulamasına tabi tutulamayacaı için bu taşınmazlarda yapılan imar uygulamasının yok hükmünde olduğu gibi, oluşturulan tapu kaydının da yolsuz olduğuna, imar uygulaması sonucu oluşan tapu kayıt malikleri bu davada taraf olmadığından,hazine veya orman yönetiminin 318 ada 3 ve 297 ada 1 ve 2 numaralı imar parsellerinin orman sınırı içinde kalan bölümleri hakkında tapu iptal ve tescili davası açabileceğine , yine çekişmeli taşınmazın imar uygulamasında yol olan ve krokide d ile gösterilen bölümünün, kısmen orman sınırı içindeki bölümü hakkında orman yönetimi ve hazinenin tescil davası açabileceğine, çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışındaki ve imar planında kısmen yol alanındaki d ile gösterilen bölümü ile park alanındaki a ile gösterilen bölümlerinin bu nitelikleri ile hazine adına tescili mümkün olmadığına göre, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-YTL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı HAZİNEYE ve ORMAN YÖNETİMİNE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09/03/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.