Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8597 E. 2010/11977 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8597
KARAR NO : 2010/11977
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 13 parsel sayılı 2586,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 05.12.1975 tarihli 13 sıra nolu tapu kaydıyla zeytinlik niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; taşınmaz sınırlarının sabit olmadığını, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke arazisi olduğunu,bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (B) ile işaretli 2517,40 m²’lik kısmının parselden ifrazı ile 109 adaya ait en son parsel numarası ile aynı vasıfla Hazine adına tesciline, krokide (A) ile işaretli 69,00 m²’lik kısmın ise yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın % 42 eğimli, üzeri yabani ot, meşe gibi orman ağaçlarıyla kaplı eylemli orman niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; Hazine tarafından aynı nedene dayanarak seri bazda birçok dava açıldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesine göre davanın önemi, vekilin sarfettiği emek hak ve eşitlik kuralları gözönünde bulundurularak maktuen vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Hazine yararına fazla vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan 7. bent kaldırılarak, bunun yerine 7. bent olarak “3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesi gereğince takdir ve tayin olunan 250.00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/10/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.