Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8600 E. 2010/11978 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8600
KARAR NO : 2010/11978
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Beldesi 140 ada 567 ve 568 parsel sayılı sırasıyla 15730,59 m² ve 8852,33 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 26.12.1996 tarihli 7 sıra nolu tapu kaydıyla zeytinlik niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; taşınmaz sınırlarının sabit olmadığını, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke arazisi olduğunu, bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu 140 ada 567 nolu parselin krokide (B) ile işaretli 1570,90 m²’lik kısmının parselden ifrazı ile 140 adaya ait en son parsel numarası ile aynı vasıfla Hazine adına tesciline, krokide (A) ile işaretli 14159,69 m²’lik kısmın ise yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı adına, 140 ada 568 nolu parselin krokide (B) ile işaretli 884,02 m²’lik kısmının parselden ifrazı ile 140 adaya ait en son parsel numarası ile aynı vasıfla Hazine adına tesciline, krokide (A) ile işaretli 7968,31 m²’lik kısmın ise yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; Hazine tarafından aynı nedene dayanarak seri bazda birçok dava açıldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesine göre davanın önemi, vekilin sarfettiği emek hak ve eşitlik kuralları gözönünde bulundurularak maktuen vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre fazla vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan 10. bendi kaldırılarak, bunun yerine 10. bent olarak “3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesi gereğince 250.00.-TL
vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/10/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.