Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8652 E. 2010/12629 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8652
KARAR NO : 2010/12629
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … YÖNETİMİ … İlçesinde 1988 yılında 56 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından daha önce kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde çalışmasının 19.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, ancak; söz konusu komisyon çalışmaları sırasında 8 adet parselde dağıtılmış vaziyette bulunan 30 kesinleşmiş müsadere kararının varlığına rağmen bu yerlerin yönetmelik hükümlerine aykırı olarak Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu hususun Orman Genel Müdürlüğüne bağlı müfettişler tarafından tespit edildiğini, yasaya aykırı olarak yapılan çalışmalar nedeniyle komisyon üyeleri hakkında kovuşturma izni talebi hakkında 1stanbul Valiliği İl İdare Kurulunun 26/05/1994 Tarih 1994/1663-430 Sayılı Kararı ile zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bunun üzerine … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/61-1996/242 sayılı kararı ile komisyon üyelerinin tazminata mahkum edildiklerini, bu kararın 1997 yılında onanarak kesinleştiğini, komisyon çalışmalarının yok hükmünde olduğu hakkında, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1998/1529 – 248 sayılı ilamının emsal oluşturduğunu, … Asliye Hukuk mahkemesinde bu konuda açılmış olan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/7780 – 9015 sayılı kararı ile, orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu işlemlerin yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın işlemin iptali için her zaman dava açılabileceğinin belirtildiği, bu nedenle davaya konu taşınmazla ilgili olarak 56 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman dışına çıkarma işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti, taşınmazın tapusunun iptali ile orman olarak Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazla ilgili 56 nolu orman kadastro komisyonunun yapmış olduğu 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın (A) işaretli 7521 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, kalan (B) işaretli 5530 m2 bölümün orman niteliğini kaybettiği gerekçesiyle bu bölüm ile ilgili talebin reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış ise de, 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözönünde bulundurularak yapılan ve 23.09.1981 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemi sırasında dava konusu parsel orman sınırları içine alınmış, 1989 yılında yapılan 19.04.1989 tarihinde kesinleşen 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, işlem yapan komisyon üyesinin yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiklerinin tespiti ile tazminata mahkum edilmeleri nedeniyle 2/B madde uygulamaları iptal edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, davalı taşınmazın yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1989 yılında yapılan 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, yönetmelik hükümlerine uymadan işlem yapmış olmaları nedeniyle görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak zamanaşımı süresi geçtiğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, yine aynı görevliler hakkında açılan dava sonucu … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/65-1996/242 sayılı kararı ile görevlilerin tazminata mahkum edildiklerini, bu nedenle komisyon kararının yok hükmünde olduğunu belirleyen mahkeme kararı bulunduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ve üzerindeki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 56 nolu orman kadastro komisyonunun dava konusu 171 ada 1 sayılı parsel yönünden yaptığı 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunu tespit ederek iptal etmiş ve bunun sonucu olarak parselin (A) işaretli bölümünün tapu kaydının iptaliyle bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, diğer taraftan, yapılan incelemede (B) bölümü orman niteliğini yitirdiğinden bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Bu yönüyle mahkeme hükmü kendi içinde çelişkilidir. Çünkü, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapma görevi sadece Orman Kadastro Komisyonlarına verilmiştir. Mahkemelerin böyle bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemece, 2/B madde uygulaması yok sayılıp iptal edildiğine göre, dava konusu taşınmaz orman sınırı içinde kalmaya devam eder. Komisyonlarca yasaya uygun 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılmadıkça mahkemeler kendiliğinden böyle bir işlem yapamaz. 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi Orman Kadastro Komisyonlarınca uygulanarak nitelik kaybı nedeniyle orman sınırı dışına çıkarma işlemi hariç, mahkemeler dahil hiç bir makam ve mercinin kesinleşen orman kadastro sınırlarında değişiklik yapma yetkisi bulunmamaktadır.
Orman Kadastro Komisyonu üyeleri görevlerini kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler yok hükmünde sayılacağından taşınmaza ilişkin 2/B işleminin de yok hükmünde sayılması gerekir. Mahkeme de 56 nolu orman kadastro komisyonunun yapmış olduğu 2/B işleminin yok hükmünde olduğunu kabul etmiştir. Ne var ki, yapılan 2/B işlemi yok hükmünde sayılmasına rağmen çekişmeli taşınmazın 2/B koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırılarak 2/B koşullarını taşıdığını belirlediği bölüm yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki 6831 Sayılı Kanun ile 2/B çalışmaları yapma görevi münhasıran orman kadastro komisyonlarına verilmiştir. Mahkemelerin böyle bir görevleri bulunmamaktadır. Somut olayda, 2/B işleminin yok hükmünde olduğu belirlendikten sonra mahkemece taşınmazın 2/B koşullarını taşıyıp taşımadığı yönünde araştırma yapılarak hüküm kurulması davaya konu taşınmaz 1942 tarihli orman tahdit sınırları içinde kalmaya devam ettiğinden Orman Yönetiminin davasının tamamen kabulü gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.