Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8722 E. 2010/12473 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8722
KARAR NO : 2010/12473
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2009 tarih 2009/9-3644 sayılı bozma kararında özetle; “Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan dosyalarda uzman Orman Yüksek Mühendisi … … … ile Fenni Bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporlarda dosyada mevcut olan harita, kroki, pafta, açı ve mesafe değerlerinin esas alınarak 1949 yılına ilişkin orman tahdit hattını yeşil renkli, 1975 yılında yapılan çalışmayı mavi renkli 5147 nolu orman tahdit noktası esas alınarak çizilen 1949 yılına ilişkin tahdit hattını kırmızı renkli arazi kadastro komisyonu tarafından geçirilen 1949 tahdit hattını sarı çizgi ile gösterdiklerini, yeşil renkli 1949 tahdit hattının aynen açı ve mesafelere uyulmak sureti ile oluşturulduğunu, ancak bu hatta göre resmi belgelerde ormanlık alanda gözüken taşınmazların orman tahditi dışında kaldığı, yine resmi belgelerde açıklık alanda gözüken alanların ise orman tahditi içinde kaldığının belirlendiğini, 1975 yılında yapılan aplikasyon tutanaklarında ise 1949 yılına ilişkin açı ve mesafelerin araziye uymadığının açıklanarak memleket haritası, hava fotoğrafları ve arazi yapısı bitki örtüsü, meyil, toprak muhafaz özeliği, kullanımdurumları gözönüne alınarak çalışmanın yapıldığının açıklandığı, bozma ilamında belirtilen 5135 ila 5139 nolu orman tahdit noktalarının bozma öncesindeki raporlarda farklı yerlerde gösterilmelerinin sebebi ise orman tahdit haritasına sonradan işlenen arazi kadastro paftasının biraz kaydırılması nedeni ile olduğu, 5148 – 5149 – 5150 nolu orman tahdit noktalarının (1975 yılına ilişkin orman tahdit haritasında düze yakın bir hat olmasına rağmen) önceki bilirkişilerce kırık bir hat olarak çizilmesinin ise 1949 yılına ilişkin orman tahdit çalışma tutanağında “çiftliğin mezru ve gayri mezru arazileri ile meraların tahdit harici bırakılmasına” denildiği, buradaki mera ifadesinin 5149 nolu orman tahdit noktasında gözüken yıkık ahır yeri ile doğusundaki çitler ile çevrili hayvan ağıllarının bulunması nedeni ile 5149 nolu orman tahdit noktasının doğusu ve kuzeydoğusu ile kuzey, kuzeybatı bölümünün tanımlandığı, resmi belgelerde bu bölümün açıklık alanda kaldığı, bu bölgede mera olarak tanımlanabilecek başka bir alanın bulunmadığı, 5149 nolu orman tahdit noktasının tutanakta tarif edildiği gibi ahır kalıntılarının hava fotoğrafları ve memleket haritasında kesin olarak belirlendiği, açıklanarak bozma öncesindeki orman bilirkişi raporlarına itibar edilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu uygulamaları gösteren krokiler sunmuşlardır. Yine … Köyü 890, 944, 948, 949 ila 956 parsellere yönelik olarak davacı … Yönetimi tarafından Mahkemenin 2005/288E sayılı dosyasında açılan ve Dairemizin 2008/11866 Esas sayılı dosyasında temyiz incelemesi yapılan dosyada da kadastro teknisyeni Yahya Der, Orman
Yüksek Mühendisleri … … …ve … tarafından düzenlenen 20.7.2006 tarihli rapor ile dayanağı olan ek 1 nolu krokiye göre de (memleket haritası ve hava fotoğrafları ile desteklenen ve zemine de uygun olduğu anlaşılan) 1975 tahdit hattı esas alınarak uyuşmazlığın çözümlendiği görülmüştür. Bu dosyadaki uzman orman bilirkişi kurulunun da çizdiği hatlar sözkonusu bilirkişi kurulunun çizdiği hatlar ile aynıdır. Ancak, buna rağmen uzman bilirkişilerce bozma öncesindeki raporlara itibar edilmesi gerektiği belirtilerek çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları yolunda açıklamalar yapılmıştır. Sonuç itibarı ile memleket haritası ve hava fotoğrafları ile desteklenen, zemindeki duruma da uygun olan 1975 yılına ilişkin tahdit hattı hem dosyadaki uzman bilirkişi kurulunca hem de Dairemizin 2008/11866 Esas sayılı dosyasındaki uzman bilirkişi kurulu tarafından aynı şekilde çizilmiş olup artık bu bölgedeki uyuşmazlıkların mavi ile çizilen 1975 tahdit hattı esas alınarak çözümlenmesi gerekmektedir. çekişmeli 976, 1047, 1029 ve 1056 parsellerin ise kısmen orman tahditi içinde kaldıkları anlaşıldığından dosyaların uzman fenni bilirkişiye verilerek bilirkişilerce 1975 tahdit hattı olarak çizilen mavi hatta göre bu taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin belirlenmesi ve bunu gösteren rapor ve kroki düzenlemesi istenerek alınacak rapor ve krokiye göre davanın kısmen kabulü ile bu bölümler yönünden tapu kaydının iptali ile davalının bu bölümler üzerendeki elatmasının önlenmesine karar verilmesi yolunda hüküm kurulması, (Mahkemenin 2008/86-712, 2008/88-708, 2008/78-678 ve 2008/90-707 sayılı dairemizin sırasıyla 2009/2 E, 2009/6 E, 2009/9 E, 2009/8 E. sayılı dosyaları) gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne; 1029 parselin (A) ile gösterilen 250,980 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının bu bölüme yönelik el atmasının karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 ve 1976 tarihlerinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.