Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8795 E. 2010/11837 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8795
KARAR NO : 2010/11837
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 05/02/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/10/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Av. Ulviye Sarp geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı:
K A R A R
Davacı HAZİNE, … KÖYÜ 1107 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğunu özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, … Köyü 1107 ada 2 parsel sayılı 3861 m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazın, 21/11/2008 tarihli krokide 2754 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı HAZİNE vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil, istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, 1981 yılında yapılan daha önce sınırlaması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması ile 1984 ve 1988 yıllarında yapılarak kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Yörede 1960 yılında yapılan tapulama sırasında …, … mevkii 20 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğinde ve 4920 m2 yüzölçümünde 29 numaralı vergi kaydı ve zilyetlik nedeniyle … … adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra yörede yapılan imar uygulaması ile dava konusu imar parselinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da orman sınırları içinde gösterilmiş, 1960 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun
yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı bir yana, davalının taşınmazın niteliğini görmeden satın almasının hayatın olağan akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağından, tapuya güven ve iyi niyet kurallarından faydalanamayacağı, davalı taşınmazı satın almışsa, ödediği bedeli, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendisine satanlardan geri alabileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Dairece temyiz incelemesinin yapıldığı sırada, Bilirkişiler PROF.DR. …, DOÇ.DR…., AR.GÖR. … VE HARİTA MÜHENDİSİ … …’un mahkemece hükme dayanak alınan raporlarında dava konusu taşınmazın 2754 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırı içinde kaldığı, 1107 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman sınırı dışında bulunduğu belirtilmiş, ancak karara dayanak alınan rapora ekli 21/11/2008 tarihli krokide ise, bu miktarların farklı gösterildiği gözlenmiş olup, Dairenin 13/10/2009 tarihli iade kararı üzerine bilirkişiler PROF. DR. … …, DOÇ. DR. … …, AR.GÖR. … … VE HARİTA MÜHENDİSİ … … tarafından düzenlenen 01/06/2010 tarihli raporda çelişkinin giderilerek tapu kaydının orman sınırı içindeki bölümünün 2201,58 m2 dışında kalan bölümünün 1659,42 m2 yüzölçümünde olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 21/11/2008 tarihli krokide hatalı olarak gösterilen 2754 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, maddi hata niteliğindeki bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. paragrafı tümüyle hükümden çıkarılarak bunun yerine, (Davanın KISMEN KABULÜNE, … Köyü 1107 ada, 2 parsel sayılı 3861 m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazın, bilirkişiler PROF.DR. … …, DOÇ.DR. … …, AR.GÖR. … … VE HARİTA MÜHENDİSİ … … tarafından düzenlenen 01/06/2010 tarihli rapor ekindeki krokide yeşil renkte gösterilen 2201,58 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına TESCİLİNE) cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınarak davacı HAZİNEYE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden DAVALIYA yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.