Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8818 E. 2010/10458 K. 13.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8818
KARAR NO : 2010/10458
KARAR TARİHİ : 13.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 317 ada 2 parsel sayılı 6139,90 m2 yüzölçümlü , 317 ada 9 parsel sayılı 18341,56 m2 yüzölçümlü ve 335 ada 10 parsel sayılı 16961,43 m2 yüzölçümlü taşınmazlar tapu kayıtlarına dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmış; … müteveffa bağışçı … oğlu … ‘ın tapu ile hissedarı ve maliki olduğu Mayıs 1956 tarih 8-9-10-11-12 ve 13 sırada kayıtlı tapu kayıtlarındaki hisselerini … bağış ve temlik etiğini bu nedenle taşınmazlardaki … hisselerinin … adına tescili talebi ile davaya müdahil olmuştur. Mahkemece Orman Yönetimi ve Kızılay Genel Müdürlüğünün davalarının reddine, 317 ada 2-9 ve 335 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmaza komşu 335 ada 2-7 ve 11 parseller ile 317 ada 21 ve 335 ada 6 parsel sayılı taşınmazların hükmen orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olup dosya içinde mevcut bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında dava konusu taşınmazlar ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilen 335 ada 2-7 ve 11 parseller ile 317 ada 21 ve 335 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar ayni konumda görünmektedir bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli taşınmaza komşu olup hükmen orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline karar verilen 335 ada 2-7 ve 11 parseller ile 317 ada 21 ve 335 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara ait dava dosyalarının asılları ilgili yerlerden getirtilip, bu parsellerin memleket haritasında ki
konumları da dikkate alınarak önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.