YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8823
KARAR NO : 2010/10549
KARAR TARİHİ : 14.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 31/3/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … mirasçıları … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı HAZİNE vekili avukat … … geldi,karşı taraftan, davalı … mirasçıları … ve arkadaşları vekili avukat …,kayyum … vekili avukat … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı HAZİNE’nin, davaya konu 3/5 payı …, 1/5 payı …. mirasçıları (kayyum ile temsil edilmektedir), 1/5 payı Vakıflar Umum Müdürlüğü adın kayıtlı …, 92 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda Çınartepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan, daha sonra, 6831 Sayılı Orman Yasasının 2/B maddesi uygulaması ile hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ve hazine adına tescili istemiyle, … ve arkadaşlarına husumet yönelterek 2004/71 esas sayılı dosyada, Vakıflar Bölge Müdürlüğüne husumet yönelterek 2005/6 esas sayılı dosyada açtığı davalar mahkemece bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra,davanın hak düşürücü süre yönünden REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı HAZİNE vekili ile kayyum … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1951 yılında makiye ayırma 1963 yılında makiye ayırma işleminin iptali 23.09.1981 tarihinde ilan edilen 1942 yılı orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Yasasının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 26.11.1985 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Yasasının 2896 Sayılı yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ve 19.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları
içerisinde bulunduğu ve 19.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği hükümlerine göre yapılan kadastroda orman sınırları içinde bırakıldığı ve daha sonra nitelik kaybı nedeniyle aynı yasanın 2/B madde uygulaması sonucunda Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarıldığı, orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de 19.10.1989 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü sürenin tapu malikleri yönünden geçtiği (H.G.K. 25.11.2009 2009/20-446-539 S.K.), taşınmaz orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hatalı işlem sonucu ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği gözönünde bulundurularak arazi kadastrosundan önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunan ve daha sonra nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/3. maddesi gereğince hali hazır niteliği ile kaydında “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer” belirtmesi de yapılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre belirlenen 750.00.- TL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden alınarak davacı Hazineye verilmesine 14/09/2010 günü oy birliği ile karar verildi.