YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8846
KARAR NO : 2010/15037
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü … mevkii 245 ada 78 parsel sayılı 5170,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 300 m2 bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman içi açıklığı olduğu, tesbitinin iptali ve 3402 Sayılı Yasanın 18/1. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli parselin … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1924,48 m2 yüzölçümündeki bölümünün tesbitinin iptaline ve adanın son parsel numarası verilerek Hazine, aynı bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3246,23 m2 bölümün … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1) Hazine tarafından … Köyü 245 ada 78 sayılı parselin 300 m2 bölümünün öncesi itibariyle orman yada orman içi açıklığı sayılan yerlerden olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin zilyetlikle edinilemeyeceği savıyla taşınmazın yaklaşık 300 m2 bölümü için dava açtığı, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonunda dava edilen bölümün yüzölçümü 1924,48 m2 olarak hesaplanıp, bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verildiğine, Hazinenin taşınmazın bilirkişi krokinde (A) ile gösterilen 3246,23 m2 yüzölçümündeki diğer bölümüne ilişkin davasının bulunmadığına göre bu bölüme ilişkin kararı temyiz de hukuki yararı bulunmadığından, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) Davalı gerçek kişinin çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterlien 1924,48 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına ve Hazinenin bu bölüme yönelmiş kabul edilebilecek sair temyiz itirazlarına gelince; kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritası ve amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, eski tarihli haritalarda orman olarak nitelendirilmediği, parselin bu bölümünün kesinleşmiş
-2-
2010/8846-15037
orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlenmişse de eylemli olarak bu bölümün yüksek eğimli makili niteliğinde olduğu ve bitki örtüsü yönünden devlet ormanı ile aynı yapıdaki maliki karakterdeki, 6831 Sayılı Yasanın 1/1. birinci paragrafı gereğince, eylemli niteliği itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 7 ve davamı maddeleri ile Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/h maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılabilecek yerlerden olduğu, davalı …’ı belgesinin bulunmadığı, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek, Hazinenin bu bölüme ilişkin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişinin bu bölüme ilişkin tüm hazinenin ise sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, eylemli orman alanı olduğu belirlenen bu bölümün devlet ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili doğru değil ve Hazinenin temyiz itirazı bu yönden yerindeyse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. fıkrasının (A) bendinde yer alan “A-Fenci Bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 1924,48 m2 lik kısmı yönünden kadastro tesbitinin iptali ile, bu kısmın aynı ada da en sonra parsel numarasından sonra … bir parsel numarası verilmek suretiyle HAZİNE ADINA tapuya tesciline,” cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine; “A-Fenci Bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 1924,48 m2’lik kısmı yönünden kadastro tesbitinin iptali ile, bu kısmın aynı ada da en sonra parsel numarasından sonra … bir parsel numarası verilerek orman niteliğiyle HAZİNE ADINA tapuya tesciline,” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y. nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.