YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8899
KARAR NO : 2010/13193
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan … Yönetimi ve davalılardan … .. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1964 yılında yapılan Kadastro sırasında … İlçesi, … Köyü 542 parsel sayılı 24.25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1951 tarih 100 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile davalıların miras bırakanı … … adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra 2859 Sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 107 ada 46 parsel numarasını almıştır. Davacı Bakanlıklar vekili, çekişmeli 107 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılan bölümünün tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kısmen orman sahası içinde kaldığından orman olan kısmının tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların el atmalarının önlenmesi ve davalı kişiler lehine konulan tüm şerhlerin silinmesi istemiyle davaya katılma dilekçesi vermiştir. Mahkemece Orman Yönetiminin katılma dilekçesinde dava değerini 15.000.-TL olarak belirttiğinden peşin harç miktarının 202,50.-TL olmasına rağmen 15,60.-TL harç yatırdığı, duruşmaya katılmadığı ve davanın konusu 2/B uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu halde orman yönetiminin asıl davanın dışına çıkıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan yerin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların elatmalarının önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi istemiyle davaya katıldığı, katılma isteminin bağımsız hak talebi olduğundan ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu gerekçesiyle orman yönetiminin katılma isteminin reddine, davacı bakanlıklar vekilinin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 11.815,72 m2 yüzölçümlü bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline, (A) ile işaretlenen kesiminin tapu maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm katılan … Yönetimi ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılıp 5.12.1945 tarihinde … Köyünde, 1.8.1947 tarihinde Resmi Gazetede ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi, 1964 yılında yapılan arazi kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 02.02.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında Doğandere II Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, yörede çalışan makiye ayırma komisyonu yasa ve yönetmelik
hükümlerine göre kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmadığı, uygulanabilir bir harita çizmediği, eylemli ve yüksek eğimli devlet ormanlarını da makiye ayırdığı bu nedenle yaptıkları çalışmalara değer verilemeyeceği, kaldı ki, Orman Genel Müdürlüğünün 16.01.1960 gün ve 235 sayılı genelgesi uyarınca, … Orman Başmüdürlüğünün 09.08.1962 gün ve 10.11.00-3/778 sayılı emri gereği yapılan çalışmada makiye ayrılan yerlerin yeniden incelendiği ve 24.12.1962 günlü raporun düzenlendiği, bu raporda makiye ayrılan sahalarda sathi erezyonun görüldüğü, sahanın %30-50 eğimli, 20-40 yaşlarında meşe kayın, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan eylemli orman alanı olduğu, son maki talimatnamesine göre muhafaza karakteri taşıdığı, bu yerlerin orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiği, 6831 Sayılı Yasanın 1-J kapsamına girmediği, önceden maki olarak ayrılan 388 hektarlık iki parça alanın maki olmayıp orman olarak mütalaa edilmesi gerektiği, toprak tevzii komisyonunca tevziye tabi tutulan bu alanda ıslah ve değişiklik yapılması imkanı bulunmadığı kaydıyla 02.01.1963 tarihinde onanmak suretiyle, yörede yapılan makiye ayırma işlemenin iptal edildiğine, toprak tevzi komisyonunca dağıtım ve tescilinin yapıldığı, taşınmazın tamamının tevzi haritasının kapsamında kaldığı, daha sonra bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen kesiminin Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, (A) ile işaretlenen bölümünün halen tahdit içinde bulunduğu, eğim ölçere göre % 35-40 eğimli olduğu, (A) ile işaretlenen yerin üzerinde halihazırda meşe, arbutus vb orman örtüsü bulunduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine ve her ne kadar taşınmaz makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca tevzi edilmiş ise de, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01…..1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13…..1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, anayasa ve yasalarda ormanların tevziiye tabi tutulacağı yönünde hiçbir hüküm bulunmadığı, kaldı ki çekişmeli taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet … Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten
itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davacı bakanlıklar vekilinin, çekişmeli taşınmazın 2/B alanında kalan kesiminin tapu kaydının iptali istemiyle dava açtığına, Orman Yönetiminin, taşınmazın tahdit içinde kalan kesiminin tapu kaydının iptali, davalıların elatmalarının önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi istemiyle ayrıca davası açabileceği gözetilerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre Orman Yönetimi ve davalılardan …’ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 27.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.