Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9105 E. 2010/11822 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9105
KARAR NO : 2010/11822
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 28/11/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi katılan davacı … VE ARKADAŞLARI tarafından istenilmekle, tayin olunan 21/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden … ve … geldi, karşı taraftandavacı HAZİNE vekili Avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı HAZİNE, … Köyü … Mevkiinde bulunan 209 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece DAVANIN KABULÜNE, … Köyü 209 parsel sayılı taşınmazın TAPU KAYDININ İPTALİ ile Hazine adına TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1973 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, dayanak tapu kaydının
6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulamasında sözü edilen tapu kayıtlarından olmadığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı , başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınarak davacı HAZİNEYE verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 05/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.