YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9162
KARAR NO : 2010/13092
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 105 ada 53-68 parsel sayılı sırasıyla 5528,86 m2 ve 5187,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliğiyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu 53 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 68 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1- Davacı Hazinenin dava konusu 105 ada 68 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı …’nın 105 ada 53 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 10 yıldan beri kullanılmamasının zilyetliğin iradi terki olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davalının temyiz dilekçesinde taşınmazın bulunduğu köyün terör bölgesinde olması nedeniyle son zamanlarda kullanamadıklarını belirttiği, taşınmazın konum olarak da ziraat arazileri ile çevrili olduğu ve ziraat bilirkişi raporuna göre de, killi-tınlı toprak yapısına sahip, uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanıldığı, sulanabilen tarım arazi niteliğinde olduğunu, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de uzun yıllardan beri kullanılan tarım arazisi olduğu gözönüne alındığında, uzun yıllar
tarım arazisi olarak kullanılan ve sulama imkanına sahip taşınmazın 10 yıldan beri terör olaylarının da etkisiyle kullanılmamış olması zilyetliğin terki olarak değerlendirilemez. Bu nedenle, Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 26/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.