Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9189 E. 2010/13082 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9189
KARAR NO : 2010/13082
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 26.12.2008 gün ve 2008/14444-18617 sayılı bozma kararında; “Mahkemece T.Sani 1927 tarih 4 sayılı tapu kaydının çekişmeli parsele uyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan T.Sani 1927 tarih 4 sayılı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren bütün değişiklikleri ile getirtilerek başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, miktarı 459.33 m2 olan tapu kaydının revizyon gördüğü 137 ada 1 parselin yüzölçümü 6125.75 m2 olduğu halde dört tarafı orman ile çevrili olan taşınmazda kayıt miktar fazlasının ne şekilde edinildiği ve dört tarafı ormanla çevrili olan taşınmaza tapu kaydının nasıl uyduğu açıklanmamış, dava konusu taşınmazın dört tarafı orman ile çevrili olduğu halde orman kadastrosuna ilişkin belgeler getirtilerek bu belgelerde taşınmazın nasıl nitelendirildiği araştırılmamış, dört tarafı orman olan taşınmazın orman içi açıklık olabileceği düşünülmemiştir.
O halde; T.Sani 1927 tarih 4 sayılı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren bütün değişiklikleri ile getirtilerek başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsel tutanakları getirtilmeli, orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını gösterir askı ilan tutanakları ile renklendirilmiş orjinal orman tahdit haritası bulunduğu yerden getirtilerek orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediği saptanmalı, ondan sonra halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı ve mahalli bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dayanak tapu kaydı, yerel bilirkişi aracılığı ile sınırları tek tek okunarak bu sınırların zeminde olup olmadığı gözlemlenerek çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli, tapu kaydının davalı yere uysa dahi öncesi orman olduğunun belirlenmesi halinde tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa ve tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarını iptal eden Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 sayılı kararı karşısında tapuya değer verilemeyeceği göz önünde bulundurulmalı, tapu kaydının uyması ve tapu kapsamının öncesinin orman ve orman içi açıklık niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde, sınırda orman olduğu dikkate alınarak tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince miktarı ile geçerli olacağı, kayıt miktar fazlasının sınırında bulunan ormana elatılarak edinildiği ve süresi ne olursa olsun zilyedlikle kazanılamayacağının düşünülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 175 ada 1 sayılı parselin kadastro tespitlerinin iptaliyle 24.08.2009
tarihli fen bilirkişi raporunda (A) işaretli 459,50 m2’lik bölümün davalı adına, kalan 5666,25 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 26/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.