YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9201
KARAR NO : 2010/13186
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … … Mahallesi 6 ada 3 parsel sayılı 81.119 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 22.048 m2 yüzölçümlü Şubat 1955 tarih 172, Eylül 1962 tarih 20, Ağustos 1958 tarih 789 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tarla niteliğiyle …ve müşterekleri adlarına tespit ve tescil edilmiş, 24.07.1987 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu 146 ada 11 sayılı parsel de olmak üzere 137 ila 158 adalarda bir çok ifraz parselleri oluşturulmuştur. Çekişmeli 146 ada 11 sayılı parsel sayılı 248,87m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile … ve … adlarına tapuya tescil edilmiştir.Beyanlar hanesine 13.05.1991 tarihinde “ormanda kaldı” şerhi konulmuştur. Davalılar tarafından 146 ada 11 parselin beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi davası Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2005 gün 2002/446-2005/14 sayılı kararıyla reddedilmiş, Dairece onanarak 30.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Hazine, 146 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 146 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1965 yılında genel arazi kadastrosu, 1981 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 04.01.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu, 2. ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulamaları sırasında Orman Yönetimi tarafından 1/5000 ölçekli olarak düzenlenen orman kadastro haritasında OS 2014 – 2244 – 2243 – 2242 – 2241 – 2240 – 2239 numaralı orman sınır noktalarına oluşturulan koordinat değerlerine göre kesinleşen Göztepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içine
alınmakla, önceki tapu kayıtlarının yasal değerini yitirdiği, kaldı ki; 22.048 m2 yüzölçümlü revizyon tapusunun miktarından çok fazla bölümün baştan beri orman sınırları dışında kaldığından çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığının da kabul edilemeyeceğine, 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesinde imar uygulamasına tabi tutulacak arazilerin gösterildiği, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinin koruyuculuğu altındaki ormanların ve 2/B madde alanlarının imar uygulamasına tabi tutulamayacağı, yapılan ifraz ve tescil işlemlerinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, kaldı ki; Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 8.2.2005 gün 2002/446-2005/14 sayılı kararının H.Y.U.Y.’nın 237. Mddesi uyarınca davalı kişiler yönünden kesin hüküm niteliğinde bulunduğu, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı kişiler taşınmazı satın almış ise sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satış bedelini bu yeri kendisine devir eden kişilerden geri alabileceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.