Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9304 E. 2010/13139 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9304
KARAR NO : 2010/13139
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve aplikasyon işlemine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, … Köyünde, kendi zilyedliklerinde bulunan ve öncesi itibarıyla orman olmayan taşınmazın, 2007 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alındığını belirterek orman sınırlamasının iptalini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında tapulama harici bırakıldığı, daha sonra 1985 yılında orman sınırlaması dışında bırakılma işlemine karşı Orman Yönetimince Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1986/556 sayılı dava sonunda orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, orman sınırı dışında bırakma işleminin iptaline karar verildiği, hasımsız açılan bu davanın davacılar yönünden güçlü delil niteliğinde olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesideki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 6 aylık sürede açılan orman kadastrosuna ve aplikasyon işlemine itiraza ilişkindir.
Yörede 1981 yılında yapılan arazi kadastro çalışması ile 1985 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması, daha sonra 18/02/2008 tarihinde ilan edilen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile daha önce orman sayılmayan, ancak yargı kararı ile orman sayılan yerlerde Orman Kadastro Yönetmeliğinin 41. maddesi uyarınca yapılan 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 1981 yılında yapılan genel kadastro çalışmasında tapulama harici bırakılan yerlerden olduğu, 1985 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında ise çevresiyle birlikte orman sınırı dışında bırakıldığı, Orman Yönetimi tarafından Alanya Asliye Hukuk Mahkemesinde hasımsız açılan orman kadastrosuna itiraz davası sonunda, 1986/556 sayılı dosyada yapılan yargılama sonucu dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu tapulama harici bırakılan bir kısım taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek orman sınırı içine alınmasına karar verildiği, sözü edilen davada, davacının taraf olmaması nedeniyle kesin hükümden sözedilemezse de çekişmeli taşınmaz yönünden güçlü delilin sözkonusu olduğu, 2007 yılında mahkeme kararlarının uygulanmasına dayalı olarak yapılan çalışmada çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde
bırakıldığı göz önüne alınarak mahkemece davanın reddi yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.