YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9395
KARAR NO : 2010/12542
KARAR TARİHİ : 18.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 199 ada 1 parsel sayılı 12216,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman vasfıyla davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu taşınmaz ve etrafının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda 08.07.1948 tarihli orman kadastro tutanağında … mevkiindeki taşınmazın 631 ila 637 OTS numaraları verilerek orman iç parseli olarak sınırlandırıldığı ve davalının mirsabırakanı … ve … … ile diğer komşularına ait bu iç poligon içinde kalan arazinin “kızılçam ağaçları ile örtülü izinsiz kesim, hayvan otlatılması ve tarla açılması suretiyle tahrip edilmiş bozuk koru ormanı” olduğu belirtilerek o tarihte yürürlükte bulunan 01.12.1940 tarihli orman tahdit ve tescil talepnamesinin 38. maddesi gereğince fiili durumu tespit edilerek orman sınırı dışında bırakıldığı, taşınmazın bu şekilde 1948 yılında niteliğinin belirlenmesinin hak sahiplerinin geçerli bir tapusu varsa o tapuya dayanarak orman kadastrosuna itiraz davasına imkan vermek olduğu, aslında taşınmazın orman kadastrosu içinde bırakıldığı, orman kadastrosunun iptali için hak düşürücü süre içinde herhangi bir dava da açılmadığı, taşınmaz üzerinde halen münferit halde palamut meşelerinin bulunduğu ve % 15 eğimli olduğu, sınırında kişilere ait kesinleşmiş taşınmazlar varsa da o bölümler hakkında da Hazine ve Orman Yönetimi tarafından dava açma olanağının da bulunduğu gözönünde bulundurularak 1948 yılında kesinleşen orman sınırı içinde bırakılan taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.