YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9423
KARAR NO : 2011/1342
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi ve orman kadastro işlemine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi 18.05.2005 tarihli dilekçesiyle tapuda davalılar adına kayıtlı olan … mahallesi (eski 195) 175 ada 2 sayılı 32891 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, kısmen yörede yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğu, tapu kaydının iptali ve adına tescili, davalıların bu bölüme el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açmış, Mahkemenin kesin hüküm nedeniyle davanın reddine ilişkin 29.07.2005 gün ve 2003/135-303 sayılı kararının Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.12..2006 gün ve 2006/10679-18511 sayılı kararı ile “ Orman Yönetimi Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1959/18-67 sayılı kararında taraf olmadığı gibi Hazinenin ardılı da olmadığı, bu nedenle bu kararın Orman Yönetimi açısından kesin hüküm oluşturmayacağı, işin esasına girilerek orman araştırması yapılması, yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahditine ilişkin tutanak ve haritalar uygulanarak çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenemeyeceği, taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen orman alanlarından olup olmadığının yöntemince saptanması, bu nedenle orman kadastro haritası ile tapulama paftası uygulanarak çekişmeli parselin orman sınır hattına irtibatlı krokisinin düzenlettirilmesi, orman kadastrosu sınırı dışında kalan bölümlere en eski tarihli memleket haritası amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanarak, çekişmeli taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması bilirkişilere uygulamayı gösteren kroki düzenlettirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Davacı Hazine; 175 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin Mahkemenin 07.07.2005 gün ve 2004/313 – 2005/183 sayılı kararı, Hazine tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.12.2006 gün ve 2006/10681 -18510 sayılı kararı ile, aynı parsel hakkında Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptal tescil davasının halen derdest olduğu, iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davaların birleştirilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Davalar 2007/223 esaslı dosya üzerinde birleştirilmiş, Mahkemece, çekişmeli … Mahallesi … mahallesi 175 ada 2 sayılı parselin bulunduğu yerde 180 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmasının 25.09.2009 tarihinde ilan edildiği, bu nedenle eldeki davanın aynı zamanda orman tahditine itiraza dönüştüğü, davada kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizliğe ve karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi ve orman kadastro işlemine itiraza ilişkindir. .
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında 2859 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak olan paftaların yenilenmesi işlemine esas olmak üzere 3402 Sayılı Yasanın 4/3 Maddesi hükmüne göre yapılan 1944 yılı tahdidinin aplikasyonu, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile 2/B madde uygulaması , 2006 yılında yapılıp, 25.09.2009 ila.25.03.2010 tarihinde ilan edilen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu, sınırlandırması yapılamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
1952 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü (… Mahallesi) 195 parsel sayılı 32.870m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden çamlık tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. … ; tapu kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 195 parsel sayılı taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle Hazine’yi taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, 7. Hukuk Dairesinin bozması üzerine … Tapulama Mahkemesinin 1959/18-1965/67 sayılı ilamıyla, taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritasının dışında, … ’in tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın … adına tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 24.06.1965 tarihinde kesinleşmiştir. 09.08.1991 tarihinde 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 32.891,01 m2 yüzölçümlü olarak 175 ada 2 parsel numarasını almış, ırsen intikal ve paylaşım yoluyla davalılara geçmiştir.
Kadastro Mahkemesinin görev ve yetkileri Kadastro Yasasının 25 ve 26. maddesinde düzenlenmiş olup, 26. madde gereğince Kadastro Mahkemesi, 10 uncu maddeye göre kadastro komisyonu tarafından gönderilen tutanaklara ait davaları, 11 inci maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan davaları, Mahalli hukuk Mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları, Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkları, İnceler ve karara bağlar.” Yine Orman Yasasının 11/1 maddesi gereğince, altı aylık askı ilan süresi içinde açılacak davalara bakmaya kadastro mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, Orman Yönetimi tarafından çekişmeli parselin kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, bu bölümün tapu kaydının iptali ve davalıların bu bölüme el atmalarının önlenmesi istemiyle, Hazine tarafından da taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açıldığı, yargılama sırasında çekişmeli parselin bulunduğu yerde aplikasyon ve 2/B işlemi nedeniyle, dava aynı zamanda önceki orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B işlemine itiraza dönüştüğü gözetilerek bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, davaların aynı zamanda çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ve orman-2/B li alan olarak tescili istemlerini içerdiği, parselin bulunduğu yerde genel kadastronun 1952 yılında yapıldığı, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 23.10.1953 gün ve 1953/347-180 sayılı kararına kesinleşmesiyle tapuya kayıt edildiği, orman kadastrosuna itiraz davasında taşınmazın tapuya tescili anlamına gelecek hüküm kurulamayacağı, tapu iptal tescil istemine ilişkin davada genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek, tapu iptal tescil davasının ayrılarak başka bir esasa kayıt edilip, ayrılarak Kadastro Mahkemesine gönderilen orman kadastrosuna itiraz davasının bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerekirken, davalar ayırt edilmeden dosyanın tamamının görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gönderilmesi doğru değilse de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında bir numaralı bentte yer alan “1-Kadastro Kanunun 27. maddesi mucibince
mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliğine dosyanın görevli ve yetkili olan Dalaman kadastor Mahkemesine gönderilmesine,” cümlesinden sonra gelmek üzere “tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi davasının ayırlarak ayrı bir esasa kayıt edilmesine,. görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gönderilen orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B uygulamasına ilişkin davanın bekletici mesele olarak kabul edilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y. sının 438/7 maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.