Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9499 E. 2010/10411 K. 22.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9499
KARAR NO : 2010/10411
KARAR TARİHİ : 22.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 04/02/2010 gün ve 2009/18793-2010/1169 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı 01.02.2008 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … İlçesi, … Köyünde bulunan sınırlarını bildirdiği 20 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı satın aldığı kişilerin imar ihya ederek 20 yıldan fazla süreyle zilyet ederken, 2001 yılında satın aldığını ve aynı şekilde zilyet ettiği, yararına eklemeli olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescili iddiasıyla dava açmış, davalı Hazine davanın reddini ve dava konusu taşınmazın Medeni Yasanın 713/6. maddesi gereğince Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemenin, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunun saptandığı, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın REDDİNE, Hazinenin tescil isteminin kabulüne, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline ilişkin 16.04.2009 gün ve 2008/570-208 sayılı kararı davacı gerçek kişilerin temyiziyle, Dairenin 04.02.2010 ün ve 2009/18793-2010/1169 sayılı kararıyla “hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporlarıyla orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirildiği ancak, taşınmazın … yatağı yada bataklık olup olmadığı, … yatağı yada bataklık değilse davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden yada Hazine adına tescili gereken yerlerden olup olmadığının yöntemince belirlenmediği bu nedenle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde bataklık kurutma yada … ıslah çalışması yapılıp yapılmadığının DSİ Bölge Müdürlüğü, Belediye ve Kaymakamlıktan sorularak, yapılmış ise ilgili proje ve haritaların getirtilmesi, çekişmeli taşınmazın komşuları olan 824, 825, 826, 827 sayılı parsellerin kadastro tesbit tutanakları ile var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, hükmen yada idari yoldan tescil edilmişlerse, tescillerine esas olan mahkeme kararı ve bilirkişi raporuyla, idari karar ve eki olan haritalar, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce ve dava tarihine en yakın tarihte olmak üzere üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının bulunduğu yerlerden istenmesi, daha sonra bir ziraat mühendisi, bir jeolog bilirkişi bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz bölümü ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığının belirlenmesi, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, eski ve yeni tarihli … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınması, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından, bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin; Orman sayılan veya orman rejimine girmiş yerlerden ya da 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi, Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması, İl, İlçe ve kasabaların nazım veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması, tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması, Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması, o yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması, dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması, kadastro/Tapulama Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında … orman olarak sınırlandırılması gereken yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi, yukarıda … koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmesi, Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca; taşınmazın eski ve yeni niteliği, öncesi ve eylemli durumu itibariyle bataklık yada … yatağı olup olmadığı konusunda jeoloji ve ziraat uzmanı bilirkişilerden müşterek imzalı detaylı rapor alınması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi … kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmesi, 3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde … 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılması” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bu kez, davalı Hazine tarafından kararın düzeltilmesi istenmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu Orman Bilirkişi … Hançerli tarafından düzenlenen raporda çekişmeli parselin 1956 yılında yapılan memleket haritasında yeşil ile boyanıp çalılık ve fundalık nitelikli orman alanı olarak nitelendirildiği, Jeolog Bilirkişi … …’ın raporunda; taşınmazın 1956 memleket haritasında iki derenin birleştiği yerde tamamen sazlık ve bataklık konumunda bulunduğu 20 yıl öncesine kadar sazlık ve bataklık iken muhtemelen DSİ tarafından drenaj kanalları açılarak kurutulduğu ve … yatağı da
kontrol altına alınarak … yatağı dışında alanların tarım alanı haline getirildiği, Kadastro Müdürlüğünce de taşınmazın … yatağı olarak tapulama dışı bırakıldığının bildirildiği gözetilerek, mahkemece çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin zilyetlikle edinilemeyeceği, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, gerçek kişilerin davasının reddine, Hazinenin tescil isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, yerel mahkeme kararının onanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle bozulması doğru değildir. Bu nedenlerle yerinde olan davalı Hazinenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 04.02.2010 günlü ve 2009/18793-1169 sayılı onama kararının KALDIRILARAK, Yerel mahkemenin 16.04.2009 gün ve 2008/570-208 sayılı kararının ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 22.07.2010 günü oybirliği ile karar verildi.