Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9614 E. 2010/13433 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9614
KARAR NO : 2010/13433
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 02.06.2008 tarih ve 2008/4631-8125 sayılı bozma kararında özetle; “Somut olayda; Davdanlı Köyü Mülki sınırları içerisinde bulunan ormanlarda yapılan orman kardastrosu, aplikasyon çalışmalarının orman kadastro komisyonunca 6831 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 15 ve 16. maddesinde belirtilen tüm ilanların, yasa ve yönetmeliğe uygun olarak yapıldığı ve dava konusu taşınmazlar Devlet Ormanı sınırları içerisine alınarak, orman kadastrosunun 1944 yılında yerinde ve Resmi Gazetede ilan edilerek, aplikasyon ve 2/B uygulamasının da 05.12.1991 tarihinde . Köyünde ilan edildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır. Orman kadastrosuna itiraz davalarının, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemelerinde, bu sürenin geçmesi halinde yine aynı maddenin son cümlesi uyarınca, tapulu taşınmazlar yönünden 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde dava açılabileceği, bu 10 yıllık dava açma süresinin hak düşürücü süre olduğu, bu sürenin geçirilmesinden sonra, hangi nedenle olursa olsun orman kadastrosunun iptali için dava açılamayacağı yasa hükmü gereğidir.Davacı köy tüzel kişiliğinin, dava konusu yerlerin mera ya da köy tüzel kişiliğinin özel mülkü olduğu konularında bir talebi bulunmamaktadır. Köy tüzel kişiliği, köylülerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar hakkında onları temsilen dava açamaz. 1944 yılında yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş ve orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü süre çoktan geçmiştir. 1991 yılında ilan edilen aplikasyon işlemi yeni bir orman kadastrosu olmayıp, davacıya yeniden dava açma hakkı vermez. Davacı Köy Tüzelkişiliğinin bu davayı açmada aktif dava ehliyeti bulunmadığı gibi, 6831 Sayılı yasanın 11. maddesinde öngörülen dava açma süreleri de geçmiş bulunduğundan, dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlamasına itiraza ilişkindir.Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.