YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1
KARAR NO : 2011/2941
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman ve arazi kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 124 ada 76, 102 ada 191, 108 ada 4 ve 103 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeniyle tutanak düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu siciline aktarılmıştır. Davacı …, bu taşınmazlar içinde kendisine ait zilyetliğinde bulunan tarlalarının kaldığını, bu kısımların tespitinin iptali ile tarla niteliğiyle adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman ve arazi kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 28.06.2000-28.12.2000 tarihleri arasında ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tespit tutanağı düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince orman olarak tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu taşınmazların köyde yapılan kadastro tespiti sırasında, orman parseli olarak tespit edildiğini, oysa ki taşınmazların kendisine ait tarla olduğunu, zilyetliğe dayanarak kadastro tespitinin iptali ile adına tescile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, tespit tarihinden önce, orman kadastrosu yapıldığı ve 28.06.2000 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca, taşınmazların içinde bulunduğu alanın, 124 ada 76, 102 ada 191, 108 ada 4, 103 ada 5 parsel numarası altında, orman niteliği ile tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26. maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Kaldı ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2007 gün ve 2007/20-909 Esas, 2007/891 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, işin esasına girilmeksizin görevsizlik kararı ile davanın genel mahkemelere gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.