Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10047 E. 2011/13248 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10047
KARAR NO : 2011/13248
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan; … köyü 2754 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde kullanıcısının davalı … olduğu tesbit edilmiştir. Davacılar, tespite konu taşınmazın davalı da dahil olmak üzere tüm … mirasçıları tarafından birlikte kullanıldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Aynı parsele yönelik 05.05.2010 tarihinde davacı … tarafından, taşınmazın kullanıcısının kendisi olduğu iddiasıyla dava açılmış, davanın davalı … tarafından kabul edilmesiyle mahkemece davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmiş, temyiz süresi içersinde kararın kesinleşmediğinin tespiti ile dosya mahkemenin 2010/129 E. sayılı dosyası içine alınmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B madde sahasında kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilen taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yazılı kullanıcı şerhinin değiştirilmesi istemine ilişkin kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve aynı parselle ilgili …’ın davasının kabulüne ilişkin mahkemesinin 2010/8-32 sayılı kararının da ayrıca kesinleştirileceğine göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, bu davada …’ın davacı sıfatı bulunmadığı halde karar başlığında davacı olarak gösterilmesi ve davada yasal hasım olan ve kendisini vekille temsil ettiren Hazine yararına 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesindeki ilkeler göz önünde bulundurularak vekalet ücretinin az takdir edilmiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; karar başlığının davacılar bölümünde yazılı “…’ın” başlıktan çıkartılması ile yine hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin kaldırılarak, bunun yerine “Yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine yararına 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesine göre takdir edilen 150,00.-TL vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 23/11/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.