YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10048
KARAR NO : 2011/13219
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan; … köyü 2697 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde kullanıcısının davacı …, 2693 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde kullanıcılarının müştereken davacı … ve …, 2696 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesinde kullanıcısının … olduğu tespit edilmiştir. Davacı, kadastro tesbiti sırasında, kullanımında bulunan yerin sınırlarının yanlış tesbiti ile yüzölçümünün eksik belirlendiği, bu kısımların davalıların kullanımında bulunan yerler içinde onlar adına kullanıcı tesbiti yapıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen 2/B madde sahasında kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilen taşınmazların kadastro tutanaklarındaki yüzölçümlerinin ve buna bağlı olarak beyanlar hanesinde yazılı kullanıcı şerhlerinin değiştirilmesi istemine ilişkin kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesinde “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü yer aldığı halde mahkemece 2924 sayılı Yasanın 11. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu sebeple; taşınmaz başında yerel bilirkişi, kadastro tespit bilirkişileri ve davacı tanıkları huzuruyla keşif yapılarak 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi hükmü gözetilerek inceleme ve araştırma yapılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/11/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.