YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10118
KARAR NO : 2011/14254
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi; Sarıgöl ilçesi … köyünde yapılan ve kısmi olarak askıya çıkartılan orman kadastrosu sırasında P.52 iç parsel numarası ile gösterilen taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığını, bu yerin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek ve …’nı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) hasım göstererek tespitin iptali ve çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın Sarıgöl ilçesi … köyü 328 ada 1 nolu parsel numaralı 4505,13 m2 yüzölçümlü ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit tutanağının düzenlendiği belirlenmiş, tutanağın edinme sebebi sütununda zilyet olarak belirtilen kişi davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davacı … Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 6831sayılı Yasa hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, temyiz incelemesine konu Karlıören mevki 328 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bölümlerin eski tarihli belgelere göre yeşil alanda kalmaları nedeniyle orman sayılan yer, krokide koyu renkli orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı … Yönetiminin davası kabul edilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, davalı gerçek kişinin dayandığı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri varsa revizyon kayıtları getirtilerek sınırları taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden sorulmamış ve yapılan keşifte uygulanmamış, dört sınır itibarıyla taşınmaza uyup uymadığı saptanmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece davacı gerçek kişinin dayandığı 27/12/1948 tarih 98 sıra nolu tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren denetlemeye elverişli, birbirini takip eden ve bilgisayarda … ve iktisap sebeplerini belirtir şekilde tüm geldi ve gittileri, varsa krokisi, kök tapu kaydının ilçe tapu sicil müdürlüğünde bulunamaması halinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığı’ndan, tapu kaydı getirtilmeli, dayanak tapu kaydına dayanılarak açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilmeli, davalı gerçek kişilerin kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan tapu kaydının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, tapu sicil müdürlüğü ve kadastro müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu
taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar kadastro müdürlüğü ve tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kaydının mahalline uyup uymadığı tereddütsüz şekilde tespit edilerek tapu kaydı mahalline uyuyor ise, dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı Yasalar kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.