YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10155
KARAR NO : 2011/10276
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31/05/2010 gün ve 2010/7025-7476 sayılı bozma kararında: “Bilirkişi kurulu raporunda (B) ve (C) ile işaretli taşınmaz bölümlerinin 1957 tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu, (A) ile işaretli taşınmazın ise orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, memleket haritasında (A) ile işaretli bölümünde (B) ve (C) ile işaretli bölümler gibi konumunun yeşil renkte ve aynı olduğu, kurulun düzenlediği ek raporda sonraki tarihli memleket haritasında dahi (A) bölümünün yapraklı ağaç rumuzuyla işaretlenmiş olduğu, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda taşınmazın taşlık, çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu konu mahkemenin de kabulündedir. Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2010 gün 2010/8-219-273 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, tapulama sırasında taşlık ve çalılık niteliğiyle tespit dışında bırakılan yerler orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar orman sayılacağından orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten önceki zilyetliğe değer verilemez. Somut olayda; orman kadastrosu 2000 yılında davanın devamı sırasında yapıldığından eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir. Bilirkişilerin orman sayılmayan yer olarak bildirdikleri (A) işaretli bölüm ile orman sayılan yer olarak bildirdikleri (B) ve (C) işaretli bölümlerin 1957 tarihli memleket haritasında aynı nitelikte olduğu gözönünde bulundurularak (A) işaretli bölümün de (B) ve (C) işaretli bölümler gibi orman sayılan yer olduğunun kabulü ile orman sınırları içine alınmasına ve gerçek kişilerin açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden sonra 26.11.2001 tarihinde ilanı yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava tescil davası olarak açılmış olmasına ve yörede yapılan orman kadastrosu nedeniyle davanın orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüş olmasına göre mahkemece sadece orman kadastrosuna itiraz davasında taraf olan Orman Yönetimi lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken tüm davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de; bu husus bozmayı ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 5 ve 6. bentleri hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/09/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.