YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10165
KARAR NO : 2011/14472
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 29/06/2009 tarihli dilekçesiyle, … köyünde davalılar … ve … tarafından kullanılan taşınmazın, 2007 yılında yapılan kadastro sırasında davalılar adına tesbit edilerek tapuya kayıt edildiğini ancak taşınmazın Hazineye ait Ağustos 1973 tarih ve 106 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve davalı gerçek kişilerin bu taşınmaz için Hazineye işgal tazminatı ödediği ve yararlarına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı iddiasıyla Durankaya köyünde Hazineye ait tapu kapsamında kalan ve kadastro sırasında davalılar adına tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacı Hazinenin dava ettiği taşınmazın 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı belirlenerek Hazinenin davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydı nedeniyle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılan 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, davacı Hazine tarafından dava konusu edilen çekişmeli taşınmaz 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde bırakılmıştır.
Davacı Hazine kadastro öncesi tapu kaydına dayanarak davalı gerçek kişiler aleyhine tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Yargılamada davacı Hazinenin dayandığı eski tapu kaydının kapsamında kalan ve … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 15236,03 m²’lik taşınmazın davalı gerçek kişilerin işgalinde olmakla birlikte 2008 yılında yapılan kadastro sırasında 101 ada 1 parsel sayısı ile tespit edilen ve itirazsız kesinleşerek tapuda orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı taşınmazın içinde kaldığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere, davada husumet dava şartlarından olup, tapu iptal ve tescil davaları kural olarak kayıt maliklerine karşı açılır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa hakkı Orman Yönetimine ait olduğuna göre orman niteliği ile tespit gören taşınmazlara karşı açılacak tapu iptal ve tescil davalarında husumetin Hazine ve Orman Yönetimine yöneltilmesi gerektiği açıktır. Eldeki davada husumet taşınmazla mülkiyet ilişkisi bulunmayan gerçek kişiler aleyhine yöneltilmiştir. Davanın görülebilmesi için husumetin doğru hasıma yöneltilmesi icap eder. Somut olayda; dava Hazine tarafından açıldığına göre husumetin Orman Yönetimine yöneltilmesi gerekirdi.
O halde, Mahkemece, kendiliğinden (resen) gözönünde bulundurulması gereken bu usul kuralı gözardı edilerek işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru değildir. Ancak Mahkemece davanın reddedilmiş olması sonucu itibariyle doğrudur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 12/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.