YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10171
KARAR NO : 2011/11362
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … ilçesi, … mahallesi 1882 ada 68 ve 70 parsel sayılı sırasıyla 1250,25 m² ve 668,78 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, 68 numaralı parselin tutanağın beyanlar hanesine lehine kullanım şerhi verildiğini ancak kullanımında olan parselin 68 parsel değil 70 parsel olduğu iddiasıyla, birleşen dosya davacısı ise 70 numaralı parselin tutanağın beyanlar hanesine lehine kullanım şerhi verildiğini, ancak kullanımında olan parselin 70 değil 68 parsel olduğu iddialarıyla ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, H.Y.Y.’nın 166. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacıların davasının kabulüne ve … ilçesi, … mahallesi 1882 ada 70 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde “İş bu taşınmaz bahçe olarak 35 yıldan beri … oğlu …’ün kullanımındadır” ibarelerinin kaldırılarak, “İş bu taşınmaz bahçe olarak 35 yıldan beri … kızı … ve … kızı …’in müştereken kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine, 1882 ada 68 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde “İş bu taşınmaz bahçe olarak 35 yıldan beri … kızı … ve … kızı …’in müştereken kullanımındadır” ibarelerinin kaldırılarak, “İş bu taşınmaz bahçe olarak 35 yıldan beri … oğlu …’ün kullanımındadır”, şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacıların asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup, ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı taraflara olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 11/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.