Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10176 E. 2011/14492 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10176
KARAR NO : 2011/14492
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Kumkuyu kasabası Merkez mahallesi 170 ada 46 parsel sayılı 6236,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı …, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davacı Hazinenin davasının reddine ve taşınmazın tesbit gibi davalılar adına tapuya tesciline dair kararın davacı … tarafından temyizi üzerine, “Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu ancak mahkemece sadece ziraatçı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verildiği ve uzman ziraatçı bilirkişinin raporunun zilyetlik ile taşınmaz edinmenin başlı başına koşulu olmadığı ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesindeki kazanım koşullarının duraksamasız açıklandığı belirtilerek, yerel ve … bilirkişi ile tarafların göstereceği tanıkların hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak zilyetlik koşulları yöntemine uygun araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle” Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17/06/2004 tarih 2004/1183-2405 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davalı yararına imar – ihya ve zilyetlik ile kazanım koşuları oluşmadığı gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu Kumkuyu kasabası, Merkez mahallesi, 170 ada 46 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tamamının Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 01.12.1987 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve ziraat bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın öncesinin keletelik arazi olduğu ve içindeki taşlık ve … alanların dava açıldıktan sonra temizlendiği, 3402 sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında imar ve ihyanın davanın açıldığı tarihte tamamlanmadığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği belirlendiğine göre mahkemece davacı Hazinenin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel
mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağından ve belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün yargılama giderlerine ilişkin 4., 5 ve 6 bentlerinin kaldırılarak, ve bunun yerine 4 numaralı bent olarak ” 4- 6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince; davacı Hazinenin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın değişik 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 12/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.