Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10367 E. 2011/15321 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10367
KARAR NO : 2011/15321
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, tapuda davalılar adına kayıtlı … köyü 115 ada 7 parselin 2/B sahasında kaldığını bildirerek, tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 20.04.2009 tarihli krokide (b)=2298 m2 olarak gösterilen bölümün Hazine adına tesciline, kalan kısmın davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1948 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1975 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 15/07/1996 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın (b) işaretli bölümünün kesinleşen 2/B madde sahasında kaldığı, davalıların tutunduğu idari yoldan oluşan Ocak 1969 tarih 71 numaralı tapu kaydının Hazine yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve tapu kaydının (b) bölümü dışında kalan bölümünün zaten davalılar adına tescilli olduğu düşünülmeden, mükerrer sicil oluşturacak şekilde davalılar adına tescile karar verilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3 ve 4. bentlerinin kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı … üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, ayrıca 2. bendinde … “…. kısmın aynı parsel numarası ile davalılar adına tesciline” sözlerinin hükümden çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın değişik 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.