YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10372
KARAR NO : 2011/11071
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 15.03.2011 gün ve 2011/174 – 2703 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dairemizin karar düzeltme istemine konu, 15.03.2011 gün 174-2703 sayılı kararı özetle; “… köyü, 101 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz 36877,71 m2 yüzölçümünde ve tarla niteliğinde 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğundan kullanıcısının … KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ olduğu belirtilerek HAZİNE adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın kullanıcısının kendisi olduğunu ve yüzölçümünün de 41750 m2 olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak kendi isminin gösterilmesi ve yüzölçümünün 41750 m2 olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın REDDİNE, tespit gibi tescile karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 05/09/1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarıldığından mülkiyeti Hazine adına tespit edilen çekişmeli taşınmazın, davalı köyün kullanımında olduğu gibi yüzölçümünde de yanlışlık bulunmadığının anlaşıldığına, Hazinenin davaya konu parselin beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması yönelik bir davası bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, davanın kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu, davanın ret ile sonuçlandığı ve davalı Hazinenin davada avukat ile temsil edildiği anlaşılmış olup, H.U.M.Y.’nın 417. maddesi uyarınca yargılama gideri olarak haklı çıkan taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulması ve yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 4. bendi tümüyle hükümden çıkarılarak, bunun yerine, “Davalı HAZİNE kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca takdir edilen 150.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı HAZİNE ye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına” şeklindedir.
1- Poligon 1 numaralı 2B parselinin kullanım kadastrosunda 101 ada 2 parsel numarasını aldığı ve yüzölçümü 36.877 m2 olarak ölçüldüğüne ayrıca davacının talep ettiği 41.750 m2 kısımdan geriye kalan bölümün 2B parselinde kalmayıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından 36.877 m2 kısım dışında kalan bölüme yönelik karar düzeltme talebinin reddi gerekmiştir.
2- Mahkemenin 05.08.2010 günlü kararında, davacı …’in … köyünde ikamet etmediği ve taşınmazın … köyü tüzelkişiliğinin kullanımında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasada orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde yapılacak kullanım kadastrosunda bu yerlere muhdesat ile tasarruf edenler hakkında ne gibi işlem yapılacağı belirtilmişse de; sonradan, 27.01.2009 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen 4. madde “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” şeklindedir. Yeni yasanın amacı kullanım kadastrosunun tespit gününde fiili kullanıcıyı ve taşınmazdaki muhdesatı belirlemektir. Dosyada bulunan 28.06.2010 günlü ziraat ve mülk bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazdaki toplam 363 adet meyva ağacının cinslerine göre sayısı, yaşı belirlenmiş, keşif sırasında bilgisine başvurulan tanık ve komşu köyden seçilen yerel bilirkişi dahi taşınmazdaki ağaçların davacı tarafından dikildiğini ve onun tarafından kullanıldığını haber vermişlerdir. O halde; davacının davasının kabul edilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle yüzölçümünün değiştirilmesine yönelik karar düzeltme isteminin reddine
2) 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dairenin 15.03.2011 gün 174-2703 sayılı kararının KALDIRILMASINA, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 05/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.