YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10521
KARAR NO : 2011/12080
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14/12/2010 gün ve 2010/14368 – 15844 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, çekişmeli parselin bulunduğu köyde seri bazda yapılan orman kadastrosunda, dava konusu yerin niteliğinin araştırılmadığı, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucu verilen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parsel kesinleşmiş orman sınırları dışında bırakılsa da, toplam 591,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerinde 26 adet çam ağacı ile birlikte 8 adet kesilmiş kızılçam dip kütüğü bulunduğu ve yüksek eğimli toprak muhafaza karakteri taşıyan hiç işlenmemiş yerlerden iken son zamanda bitki örtüsünün kısmen kaldırıldığı, çekişmeli parselin bu haliyle zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığı belirlenenerek, 15/7/2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p, 26/a-h ve j maddeleri gereğince orman sayılacağı ve orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi, aynı yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü gereği taşınmazın orman niteliğini ortadan kaldırmayacağı, orman olarak tescili gereken yerlerden olduğu gözetilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp, bu kararın onanmasına ilişkin daire kararı yasaya uygundur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 203.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 43.90.- TL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına 25/10/2011 gününde oyçokluğuyla ile karar verildi.
KARŞI OY
… … köyünde 01/11/2007 tarihinde yapılan arazi kadasrosu sırasında 190 ada 33 parsel sayılı 591,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile, edinme sebebi bölümünde 190 ada 30 – 41 sayılı parsellerle birlikte …’ın iken, 1974 yılında ölümü ile miraasçılarına kaldığı, mirasçıların 1980 yılında yaptıkları harici ve rızai taksimde, 32 ve 33 sayılı parsellerin mirasçı …’a kaldığı, …’ın bu parselleri 04/03/1994 tarihli senetle … ve …’na sattığı, onların da aralarında ifraz ederek 33 sayılı parselin … payına kaldığı, …in de bilinmeyen bir tarihte … adında bir kadına sattığı, …’in soyadı ve kim olduğu tespit edilemediği, üzerindeki natamam iki katlı kargir binanın da kim tarafından ne zaman yapıldığının tespit edilmediği belirtilerek, hak kaybına neden olunmaması için Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … vekili 26/01/2009 günlü dilekçesi ile, müvekkilinin çekişmeli taşınmazı 15/02/2002 tarihinde noter senedi ile …’ndan satın aldığını ileri sürerek; davalı … Tic. A.Ş vekili de, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Taşınmaz, tarla niteliği ile malikinin kimliği tespit edilemediğinden hak kaybına neden olunmaması için Hazine adına tespit edildiği ve niteliği konusunda herhangi bir dava bulunmadığı halde, yerel mahkemece orman mühendisi, ziraat mühendisi, jeolog ve fen elemanı bilirkişiler katılımı ile keşif yapılmış, yerel bilirkişiler ve tanıklar, tespit tutanağının edinme sebebini doğrulamışlar, taşınmazın …’e 40 – 50 yıl önce ölen babasından kaldığını, … öldükten sonra mirasçıların paylaştığını, çekişmeli taşınmazın … …’e kaldığını, …in 20 – 25 yıl önce parçalara ayırarak sattığını, bu taşınmazı da … isimli birisinin aldığını, üzerindeki yarım kalan binayı yaptığını, daha sonra davacı …’e sattığını bildirmişler;
Orman mühendisi; 1967 yılında kesinleşen orman sınırları dışında, 1939 ve 1992 uçuşlu hava fotoğrafında, memleket haritalarında ve amenejman planında açık alanda, orman içi açıklık olmayan ve orman sayılmayan düz bir yer olduğunu, içerisinde 26 adet 24 yaşlarında Kızılçam ağacı ile natamam 2 katlı tuğla ev bulunduğunu,
Ziraaat mühendisi; imar ihyasının 45 – 50 yıl önce tamamlandığını, geçmişi ziraat arazisi olduğunu, halen ev ve arsa vasfında düz bir yer olup, çevresinin … tel ile çevrili olduğunu, çevresinde evler ve tarıma elverişli araziler bulunduğunu, ev yerleşim alanı dışındaki boşluklarda 26 adet çam ağacı bulunduğunu,
Jeolog; % 2 – 3 eğimli, etrafı kültür tarım arazileri ile çevrili, üçüncü zaman sonunda oluşmuş düzlükler içinde bulunduğunu, toprağının son yıllarda işlenmediğini bildirmişlerdir.
Yerel mahkemece özetle ” Dava konusu taşınmazın asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğundan, malik hanesinin boş bırakılarak kadastro mahkemesine devredildiği, eylemli orman olduğu, etrafı ormanla çevrili orman içi açıklık olduğu, eğimi % 12’den fazla funda ve makiliklerle kaplı sahaların yasa gereğince orman sayıldığı” gerekçesiyle davanın reddine, 190 ada 33 sayılı parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir:
Davalı Hazine vekilinin taşınmazın orman vasfında olmadığından “Orman vasfı” ibaresini içeren kısmın usûl ve yasaya aykırı olduğu, davacı … vekilinin özetle ” Taşınmazın eğiminin %12 olmadığı, orman sayılmayan yerlerden, kadim kültür arazisi olduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğu” gerekçesiyle temyiz etmeleri üzerine, Dairemizin 14/12/2010 gün ve 2010/14368 – 15844 sayılı kararı ile, taşınmazın eylemli orman olduğu ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17/2 madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yer olduğu, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu gerekçesiyle oy çokluğu ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde belirttikleri hususların nazara alınmadığı, taşınmazın orman içi açıklık ve eyelemli orman olmadığı, imar ve ihyası tamamlanmış ziraat arazisi olduğu ve halen içerisinde ev yapılan arsa olarak kullanıldığı, müvekkili yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle verdiği karar düzeltme dilekçesi üzerine, Dairemizin 2011/10521 – 12080 sayılı kararı ile taşınmazın bulunduğu köyde seri bazda yapılan orman kadastrosunda, dava konusu yerin niteliğinin araştırılmadığı, taşınmazın bilirkişi raporlarıyla yüksek eğimli, içerisinde 26 adet çam ağacı ile birlikte maki elemanları bulunan, toprak muhafaza kararkteri taşıyan, hiç işlenmemiş yerlerden iken, son zamanlarda bitki örtüsünün kısmen kaldırıldığı, bu haliyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, karar düzeltme istemi ret edilmiştir.
Tapu kaydına dayanan davacıların temyiz ve karar düzeltme istemleri bulunmadığından, davacı … vekilinin karar düzeltme istemleri ile ilgili olarak dosyanın incelenmesinde; yerel mahkemece ve Dairenin kararında belirtilen hususlar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki;
1) Çekişmeli 190 ada 33 parsel, asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan, malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine devredilmemiştir. Yukarında belirtildiği gibi, malikin kimliği belirlenemediğinden hak kaybına neden olunmaması için Hazine adına tespit edilmiş; davacı, satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. O halde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesinde belirtilen bir durum söz konusu olmadığından, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarına göre inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece talebin ve Hazine vekilinin savunmasının dışına çıkılarak taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.
2) Taşınmaz orman içi açıklık değildir. 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları dışında hava fotoğraflarında, memleket haritasında ve amenejman planında açık alanda, orman sayılmayan yer olup; kuzeyi, … … adına tespit edilip kesinleşen 34 sayılı parsel; güneyi, … adına tespit edilip, kesinleşen 31 sayılı parsel; batısı, … adına tespit edilip kesinleşen 32 sayılı parsel ile çevrili olup, doğusunda, asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan malik hanesi açık bırakılan 29 sayılı parsel vardır.
3) Taşınmazın eğimi %12’den fazla değildir. Bilirkişi raporlarında düz ve % 2 – 3 eğimli olarak belirlenmiş, orman mühendisi bilirkişi toprak muhafaza karakteri taşımadığını bildirmiştir.
4) Tüm dosya kapsamından, taşınmazın …’a ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı, mirasçıların aralarında paylaştıkları, çekişmeli taşınmazın mirasçı …’a kaldığı, …in 1994 yılında …na sattığı, orman da üzerindeki ev inşaatına başladığı ve 2002 yılında davacı …’e sattığı, etrafının … tel ile çevrili ev ve arsası olduğu, önceleri tarımsal amaçlı kullanılırken sonradan ekilmediğinden içerisinde çam ağaçları çıktığı, davacının taşınmazı tarımsal amaçlı kullanmamasınınterk anlamına gelmeyeceği, etrafının tel örgü ile çevrilmesi ve ev inşaatı bulunması nedeniyle hakimiyetinin devam ettiğini, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ve mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.
O halde; yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle, talep ve davanın da dışına çıkılarak taşınmazın “Orman vasfı” ile Hazine adına tesciline karar verilmesi ve Dairece, kararın yukarıda belirtilen gerekçelerle onanmasına ve karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.