YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10539
KARAR NO : 2011/10515
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … köyü … mevkiinde bulunan (6000 m2’lik) taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları … 24.05.2008 tarihli krokide (4) ile gösterilen 2731,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline dair verilen karar davalı Hazinenin temyiz istemi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.03.2010 gün 2010/867-4032 sayılı kararı ile “…Mahkemece, Medeni Yasanın 713 ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların eski tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı bildirildiği halde, memleket haritası üzerinde taşınmazın yerini göstermemiş, … bilirkişi raporu ekindeki haritanın incelenmesinde yeşil alanda kaldığı anlaşılmakta, bilirkişilerce memleket haritasının rumuzu incelenmemiş, 6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmemiştir. Bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Ayrıca 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları incelettirilmemiş, keşifte taşınmazların konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve … taşınmazlara göre arz ettiği özellikleri belirtir hakimin gözlemi zabta yazılmamış, uzman ziraat mühendisi bilirkişiden; taşınmazın niteliği hususundaki, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, fotogometrik kadastro paftası getirtilerek kullanım sınırları araştırılmamış, ve bu pafta memleket haritası ile çakıştırılarak taşınmazın yeri tam ve kesin olarak tespit edilmemiştir.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın Kabulüne ve … bilirkişisi tarafından düzenlenen 24.05.2008 tarihli rapor ile 18/07/2010 tarihli rapor ve krokilerinde (4) işaretli 2731,42 m² yüzölçümlü bölümün tarım arazisi niteliği ile … Köyü’nde son adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan taşınmazın, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerde baraj kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırmaya konu yerlerde 2000 yılında kısmi kadastro çalışması yapılıp kesinleşmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde davanın devamı sırasında genel arazi kadastrosu yapıldığı ve dava konusu taşınmaza 109 ada 5 parsel nolu kadastro tutanağı düzenlendiği, tutanak üzerine temyize konu bu dosyada davalı olduğunun yazıldığı ve kesinleştirilmediği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasanın 26/4 maddesi hükmüne göre “Kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.” Yine aynı yasanın 27/1. maddesine göre “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmazlara ilişkin davalar hakkında o taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.” hükümleri getirilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple mahkemece yapılacak iş, çekişmeli taşınmaza kadastro tutanağı düzenlendiğinden, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu düşünülerek görevsizlik kararı vermekten ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve …’nün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 26/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.