YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10683
KARAR NO : 2011/10696
KARAR TARİHİ : 28.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekilinin, … mahallesi 284 ada 44 parselin (eski 344 p.) orman olduğu iddiasıyla yenilemeye itiraz süresi içinde Tirebolu Kadastro Mahkemesinde açtıkları dava 29/03/2004 gün 2000/100 – 2004/10 sayılı kararı ile GÖREV yönünden reddedilerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine, 284 ada 44 parselin Habibe ve Temel Atacan mirasçıları adına ÖZEL ORMAN olarak tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindei açıklamaya göre dava, yenilemeye itiraz süresinde açılan orman savına dayalı tapu iptali tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işemi 1958 yılında kesinleşmiştir. Daha sonra 2000 yılında 2859 sayılı Yasaya göre yenileme kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece yapılan üç ayrı keşif sonunda hazırlanan uzman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın 1973 tarihli hava fotoğrafları ile 1959 tarihli memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kaldığı, eğiminin % 90 – 100’e kadar çıktığı, üzerinde 20 ila 100 yaşları arasında aşısız kestane, …, gürgen cinsi orman ağaçları bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu bulgulara rağmen davalıların tutunduğu tapu kaydı nedeniyle özel orman olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Davalıların tutunduğu Şubat 292 tarih 18.19 numaralı sicilden gelen 5 dönüm yüzölçümlü tarla vasfında tapu kaydının doğusu …. ve …, kuzeyi … oğlu …, batısı … oğlu, … okumakta olup çekişmeli taşınmaz (yenilemeden önce 344 parsel.) ile birlikte 310, 311, 331, 307, 306, 305, 304, 303 ve 345 parsellerin tümüne revizyon görmüş, ancak keşifler sırasında ilk geldisinden itibaren tüm gittileriyle birlikte getirtilerek yöntemince mahalline uygulanmamış, aynı şekilde revizyon parsellerinin kadastro tespit tutanakları dosyaya getirtilmemiş, dairenin geri çevirme kararları üzerine dosyaya yansıyan bilgilerden 1959 yılında Tapu Sicil Müdürlüğünün yanması nedeniyle bu bilgilere ulaşılamadığı anlaşılmıştır. Keşiflerdeki gözlem ve uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın 20 hektarı aşan orman bütünlüğü içinde olduğu, güneyde tapu kaydının sınırında yazdığı gibi orman(kıran) ve kayalık bulunduğu, taşınmazın güney yönde 47 parsel numaralı devlet ormanına bitişik olduğu anlaşılmaktadır.
5658 sayılı Yasaya göre bir yerin özel orman olarak sınırlandırılabilmesi için öncelikle, geçerli bir tapu kaydına dayanılarak tasarruf edilmesi ve sonra devlet ormanı sınırları içinde ve bitişiğinde olmaması gerekir.02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve somut olayda uygulanması gereken Orman Kadastrosu ve 2/B madde Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin, Vasıf Tayinine Esas Olacak Tanımlar başlıklı 20. maddesi hükmüne göre “Devlet Ormanlarına bitişik tapulu arazi üzerinde bulunan, birbirinin devamı niteliğinde ve gerçek bir bütünlük oluşturan, yüzölçümü bir bütün olarak üç hektarı geçen ağaç ve ağaççık topluluklarının bulunduğu yerlerin özel orman sayılacağı “açıklanmış; aynı yönetmeliğinin 25. maddesinde “ormana bitişik olmama” hali, “Devlet ormanlarından tarla, bağ, bahçe gibi kültür arazileri, özel orman, tahsisli mera ve toplu yerleşim alanları, 6831 sayılı Orman kanununun 1. maddesi istisna bentlerine göre orman sayılmayan arazi çeşitleri, nehir, ırmak, yaz-kış devamlı akan ve yatağı değişmeyen dere, 5658 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden evvel mevcut olan Devlet Karayolu ve Demiryolu ile kilometrelerce uzanan yarıntı ve kayalıklarla ayrılma” şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenlerle, her ne kadar sözü edilen tapu kaydı yöntemince uygulanmamışsa da; uygulandığı ve taşınmaza uyduğu kabul edilse dahi H.G.K.nun 1989/16 – 684 – 691 sayılı kararında ve benzer nitelikli kararlarında belirtildiği gibi, 4785 sayılı Yasa gereğince hiç bir bildirime gerek olmadan devletleştirildiği ve tapu kaydının yasal değerini kaybettiği, devlet ormanına bitişik olması nedeniyle de 5658 sayılı Yasa uyarınca iadeye tabi olmadığı kabul edilerek tamamının orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.