Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1080 E. 2011/5272 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1080
KARAR NO : 2011/5272
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 111 ada 25 parsel sayılı 7905,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine 111 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir; çekişmeli taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda bulunan dereden sonra gelen 114 ada 12-13 ve 30 parsellere ait kadastro tespit tutanakları getirtilmemiş, davalıların dayandığı tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek mahallinde uygulanmamış, dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında dava dışı başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır. Dava konusu parsel memleket haritasında yeşil orman alanı içinde gözüktüğü ve orman bilirkişi tarafından üzerinde lokal olarak ağaçlık alanlar bulunduğu belirtildiği halde, bunda ne kastedildiği bilirkişiye açıklattırılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda bulunan dereden sonra gelen 114 ada 12-13 ve 30 parsellere ait kadastro tespit tutanakları eğer itirazlı iseler dava dosyaları ile davalıların dayandığı 08.10.1992 tarih 22 ve 23 nolu tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilerek getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraatçı bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin
E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Orman bilirkişiler tarafından düzenlenen 13.7.2010 tarihli raporda taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 1/F ve 1/G maddesi kapsamında olan yerlerden olduğu ve taşınmaz üzerindeki lokal olarak ağaçlık alanların bulunduğu bildirilmiş olup, 6831 sayılı Yasanın 1/G maddesine göre orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler orman sayılmaz. Bu maddeye göre, sahipli araziden kasıt tapulu arazidir. Çekişmeli 111 ada 25 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiş olup taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 1/G maddesi kapsamında değerlendirilmesi için davalıların dava sırasında dayandığı 8.10.1992 tarih 22 ve 23 nolu tapu kayıtları dava konusu taşınmaza uymalıdır.
Dayanılan 8.10.1992 tarih 22 ve 23 nolu tapu kayıtları sabit sınırlı olmayıp yüzölçümleri 2757m2 ve 1838 m2 olduğu halde, çekişmeli parselin yüzölçümü 7905,25 m2’dir. Bu tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği bilinmemektedir. 3402 sayılı Yasanın 20. maddesi, “tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde;
A) Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.
B) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır.
C) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur…” hükümlerini taşımaktadır.
dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden; tapu kayıtları yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; miktar fazlasının ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği belirlenmeli ve bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde lokal olarak bulunduğu bildirilen ağaçlık alandan ne kastedildiği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.