Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10841 E. 2011/15866 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10841
KARAR NO : 2011/15866
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Uzunlar köyü Mezarönü mevkiinde bulunan taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 09/11/2009 tarihli … bilirkişi raporunda (A) işaretli 628,48 m2’lik bölümün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasa gereğince 1973 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 sayılı Yasa uyarınca yapılan aplikasyon ve 2B uygulaması 15/10/1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1971 yılında yapılmış, çekişmeli yer taşlık çalılık niteliği ile tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde 20 yaş üzeri 3 adet dut, 2 adet nar, 2 şeftali , 1 badem ve 3 narenciye ağacı ile bir keson kuyusu bulunduğu, ağaçların motopomp ile sulandığı, taşınmazın imar ihyasının 20 yılı aşkın zaman önce yapıldığı ve tarım arazisi olduğunun belirtildiği, orman bilirkişi raporunda ise, taşınmaz üzerinde 15-20 yaşlarında iki adet dut ağacı ile bir adet keson kuyusunun bulunduğunun bildirildiği, rapora ekli fotoğraflardan da, taşınmaz üzerinde iki dut ağacı ile bir adet keson kuyusunun görüldüğü, ziraat bilirkişi raporunda belirtilen meyve ağaçlarının görülmediği, yine fotoğraflardan taşınmazın işlenmeyen ham … niteliğinde göründüğü, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de, davalı taşınmazın hiç ekilmediği, davacının yanındaki tapulu yerini sulamak için sadece su kuyusu için kullanıldığının belirtildiği, ayrıca 20 yıl kadar önce … isimli bir şahsın taşınmaz üzerindeki kum ve çakılı çekerek sattığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Belirtilen bu nedenlerle, dosyadaki bilirkişi raporları, tanık beyanları ile taşınmaz fotoğrafları ve mahkemenin kabulü arasında çelişki bulunduğu gibi, taşınmaz üzerinde imar ihyanın tam olarak ne zaman başlayıp ne şekilde sürdürüldüğü konusunda yeterli araştırma da yapılmamıştır. Yine, davalı taşınmazın … yatağına olabileceği iddia edildiği halde jeolog bilirkişiden rapor alınmaması da isabetsizdir. Bu nedenlerle;
mahkemece, dava konusu taşınmazlara komşu parsel tutanakları ile dayanak belgeleri ve özellikle 877 sayılı parselin nasıl oluştuğu belirlenerek tapu kaydı ve dayanağı belgeler getirtilerek bir … bilirkişi, bir ziraat bilirkişi ve bir jeolog bilirkişi ile birlikte taşınmaz başında yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda ayrıntılı rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; jeolog bilirkişiden yakınındaki … yatağına göre konumu ve etkilenip etkilenmediği hususunda rapor alınmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.