YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10967
KARAR NO : 2012/12637
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davacı …’nın duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında . Köyü, . Mevki, 300 ada 38 ve 99 parsel sayılı sırasıyla 2265,72 m2 ve 2817,81 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle atalarından intikal ile … zilyetliğinde olduğu, ancak parsellerin 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek 2863 sayılı Kanunun 11 ve 3402 sayılı Kanunun 18. maddeleri gereğince Hazine adına tesbit edilmiş; davacı …, parsellerin kendisine ait olduğu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği oluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, tesbitinin iptali ve adına tapuya tescilini istemiş; mahkemenin, davanın kabulüne; çekişmeli 300 ada 38 ve 99 sayılı parsellerin tesbitinin iptaline ve davacı … adına tapuya tesciline ilişkin 30.06.2008 gün ve 2008/161 – 488 sayılı kararı, davalı Hazinenin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2010 gün ve 2010/6756 – 9801 sayılı kararı ile “Çekişmeli parsellerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına bu koşulların oluşup oluşmadığı yönünde yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tesbit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler … fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir … mühendisi, bir harita ve kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı, imar, ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazların 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000
ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine (memleket haritası ölçeği 1/5000 ölçeği büyütülüp, kadastro paftası ile çakıştırılarak) aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazların gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınması, taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddî olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmesi, somut olayın özelliği gözönünde bulundurularak ayrıca, taşınmazların eski ve yeni niteliği konusunda özellikle taşlılık oranına göre tarım alanı olarak kullanımının olanaklı olup olmadığı ve ülke ekonomisi için ne derece yaralı olacağı da irdelenerek belirlenmesi içi jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idarî tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmesi, taşınmazların imar ve ihyaya konu edilip edilmediği edildi ise tarihinin belirlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma sonunda bu kez davanın REDDİNE, çekişmeli . Köyü, 300 ada 38 ve 99 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilân edilerek 11.01.1969 tarihinde kesinleşmiş, daha sonra yörede 1981 yılında sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanunun, 1744 sayılı Kasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilân edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilândan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ise yine dava tarihinden önce kesinleşmiştir.1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre eski ve yeni tarihli memleket haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1996 yılı memleket haritasında yeşil renkli makilik olarak görüldüğü belirlenip, resmî belge karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların soyut ifadelerine değer verilemeyeceği, memleket haritasının düzenlendiği 1996 yılından sonra temizlendiği ve makilikten açılarak tarım alanı haline getirildiği kabul edilse dahi, bu tarihten kadastro tesbit tarihine kadar 20 yıllık zilyetlikle edinme zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek, … ‘nın davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. 2) Her ne kadar mahkemece çekişmeli parselin yüksek eğimli etrafı orman ile çevrili makilik olduğu, 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de, çekişmeli parselin sit alanı içinde kaldığından söz edilerek Hazine adına tesbitine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı gerçek kişinin dava açtığı, parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ve orman alanı olarak tescili istemiyle Orman Yönetimi ve Hazine tarafından bir dava açılmadığı gibi, bu savla davaya katılım da bulunmadığı, Hazine tarafından davanın reddi ve taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmesinin istendiği, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi ve 1086 sayılı Kanunun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 26. maddesi gereğince, hâkimin dava ile bağlı olduğu, ondan başkasına ve başka bir şeye karar veremeyeceği gözetilerek, gerçek kişinin davasının reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır. SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 13.11.2012 günü oy birliği ile karar verildi.