Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11023 E. 2011/13324 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11023
KARAR NO : 2011/13324
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2010 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 118 ada 10 sayılı 21,211,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1938 tarih 132 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman olduğu gerekçesiyle tesbit dışı bırakıldığı, 28.9.1993 tarihinde onaylanarak kesinleşen orman tahdidi sırasında kültür arazisi olarak orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine “… Termal Turizm Merkezi Çevre Düzeni Planı içerisinde kalmaktadır” açıklaması yazılmıştır.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, eylemli biçimde orman niteliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Hazine son oturumda imzalı beyanında, lehlerine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin orman sayılan yerlerden olduğu, (A) ile işaretlenen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, davalı tarafından terk edildiği, otlakiye olarak kullanıldığı, ekonomik amacına uygun zilyetliğin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen kesimin kültür arazisi olarak (B1 ve B2) ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı … Yönetimi ve davalı kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 30.11.1945 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 01.10.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen kesiminin orman sayılmayan, (B1 ve B2) ile işaretlenen bölümlerinin 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olduğunun anlaşıldığı, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman

Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabi servet niteliğinde olup, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, (A) ile işaretlenen bölüm üzerinde de tespit maliki yararına 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yazılı imar – ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 24.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.