YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11074
KARAR NO : 2012/8709
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 22.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi … tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.03.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ile diğer taraftan Orman Yönetimi vekili Avukat … İrak geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı gerçek kişi 15.02.2010 tarihli dilekçesiyle, öncesinde Hazine adına tapuda kayıtlı 721 parsel den ifraz edilen Yamanlar köyü 777 sayılı parselin, 1947 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırlan dışında kaldığı halde, Orman Yönetimince açılan tapu iptali ve tescili davasının yargılaması sırasında uzmanlığına başvurulan bilirkişiler tarafından orman kadastro sınırı içinde kaldığı yolunda kasten hatalı rapor verilmesi nedeniyle, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1980 gün ve 1979/209-945 sayılı kararıyla tapusunun iptal edildiğini, daha sonra Orman Yönetimini açtığı el atmanın önlenmesi davası kabul edilerek, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/205-1980/941 sayılı kararı ile 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 782, 784 ve 785 parsellere el atmasının önlenmesine karar verildiğini, yapılan hataları bildirerek hatalrın giderilmesi için İZMİR ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE yaptığı başvuru üzerine yapılan inceleme sonunda, kendisine verilen 16/9/2009 tarihli cevap yazıs ve eklerinde, dava konusu 721 parsel sayılı taşınmazın 1947 yılındaki ASARLI ve YAMANLAR köylerinde yapılan orman tahditi sınırları dışında orman sayılmayan alanda kaldığı halde, hatalı aplikasyon ile orman sınırı içinde gösterildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine yargılama sırasında uzmanlığına başvurulan ve 17/10/1979 tarihli düzmece rapor veren bilirkişiler orman yüksek mühendisleri … , … ile harita mühendisi … hakkında C. Savcılığına şikayette bulunduysa da, şikayeti hakkında, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca zaman aşımı nedeniyle 23/12/2009 tarihli koğuşturmaaya yer olmadığı kararı verildiğini, ileri sürerek, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen 26.12.1980 gün ve 1979/209 – 945 sayılı tapu iptal davasının kabulüne ilişkin kesinleşmiş kararının HUMY 445 ve devamı maddelerince yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılarak, Orman Yönetimi tarafıntdan açılan tapu iptal tescil davasnın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı gerçek kişinin yargılamınn yenilenmesi yoluyla kaldırılması istenen kararın tarafı olmadığı, bu nedenle davacı sıfatının bulunmadığı, mahkemenin 2010/16 esasına kayıtlı dosyada davacı gerçek kişinin Karşıya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1980 gün ve 1979/208-944 sayılı kararı hakkında da yargılamanın yenilenmesine başvurulduğu, bu dosyada …’ın davalı sıfatıyla yer aldığı, bu dosyanın da derdest olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
2011/ 11074 – 2012/ 8709
Aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2010/12 (Dairenin 2011/11074) esasına kayıtlı dosyada Yamanlar köyü, 777 sayılı parselle ilgili Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1980 gün ve 1979/209 – 945 sayılı kararının, mahkemenin 2010/14 (Dairenin 2011/110754) esasına kayıtlı dosyada Yamanlar köyü, 784 sayılı parselle ilgili Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1980 gün ve 1979/207-943, mahkemenin 2010/13 (Dairenin 2011/11268) esasına kayıtlı dosyada Yamanlar köyü 776 sayılı parselle ilgili Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1980 gün ve 1979/208 – 944 sayılı kararının, mahkemenin 2010/10 (Dairenin 2011/11269) esasına kayıtlı dosyada Yamanlar köyü, 774 sayılı parselle ilgili Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.03.1979 gün ve 1979/210-946 sayılı kararının, mahkemenin 2010/11 (Dairenin 2011/11270) esasına kayıtlı dosyada Yamanlar köyü, 772 sayılı parselle ilgili Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.08.1981 gün ve 1981/42 – 543 sayılı kararının, mahkemenin 2010/15 (Dairenin 2011/11271) esasına kayıtlı dosyada, Yamanlar köyü, 779 sayılı parselle ilgili Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1980 gün ve 1979/206-942 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasını isteyip, mahkeme kararları kesinleştiğinde sözü edilen kesinleşmiş kararların tarafları arasında … bulunmadığı gibi, kesinleşmiş mahkeme kararlarına konu olan 777, 784, 776, 774, 772 ve 779 sayılı parseller kesinleşen mahkeme kararlarında davalı sıfatı taşıyan kişiler adına kayıtlıdır. 777 sayılı parsel Mehmet Yeğün, 784 sayılı parsel … , 776 sayılı parsel … , 774 sayılı parsel … , 772 sayılı parsel … ve 779 sayılı parsel … adına kayıtlı iken, Karşıyaka 1. Noterliği tarafından düzenlenen 24.03.1973 gün ve 2122 yevmiye numaralı gayrimenkul satım vaadi sözleşmesi ile tapu maliklerinin bu taşınmazları …’a satmayı vaad ettikleri, ancak; tapuda ferağ işlemi yapılmadan Orman Yönetimin açtığı tapu iptal-tescil davasının kabulüne ilişkin mahkeme kararlarının kesinleştiği, tapu kayıtları iptal edilerek, orman niteliğiyle Hazine adına kayıt edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun geçici 3. maddesi göndermesiyle halen yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 445 ve devamı maddelerinde düzenlenen iade-i muhakeme, kesinleşen kararlar aleyhine başvurulabilecek olağanüstü bir kanun yolu olup, hangi hallerde bu kanun yoluna başvurulabileceği 445. maddesinde on bent halinde sayılmıştır. Kural olarak; yargılamanın yenilenmesi yoluyla kesinleşmiş bir mahkeme kararının kaldırılmasını, ancak; kesinleşmiş mahkeme kararı aleyhine olan taraf isteyebilir. Davanın tarafı olmadığı halde, yargılamanın yenilenmesini isteyebilecek olanlar 1086 sayılı Yasanın 446 maddesinde “Alacaklılar veya mahkümunaleyh makamına kaim olanlar, borçluları veya makamına kaim oldukları kimseler aleyhinde sadır olan hükümler hakkında mahkümunleh ile mahkümunaleyh beyninde bilittifak kendilerine karşı vuku bulan hile sebebiyle iade-i muhakeme talebinde bulunabilir.” şeklinde sayılmış, henüz yürürlüğe girmemiş olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 376. maddesinde de “Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenlerin, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler.” şeklinde benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir. Kısaca kesinleşen mahkeme kararı aleyhine olan tarafın dışındaki, davanın taraflarından birisinin alacaklılara veya aleyhine hüküm verilenlerin yerine geçen külli ve cüzi haleflerin yargılamanın yenilenmesini isteyebilmeleri, yerlerine ektikleri kişilerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları şartına bağlanmıştır.
Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması istenen kesinleşmiş mahkeme kararlarında, yargılamanın yenilenmesini isteyen …’ın taraf olmadığı, … tarafından satım vaadi sözleşmesi ile taşınmazların kendisine satıldığı iddia edilerek, yargılamanın yenilenmesinin istendiği, kesinleşmiş mahkeme kararının taraflarından kaynaklanan bir hilenin bulunduğu, yargılamanın yenilenmesini isteyen … tarafından ileri sürülmediği gibi, dosyada böyle bir hileye delalet edecek delile de rastlanmadığı, bu nedenle …’ın yargılamanın yenilenmesini isteyebilmesi için
2011/ 11074 – 2012/ 8709
gerekli şartların oluşmadığı, yargılamanın yenilenmesini isteyemeyeceği gözetilerek istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, istem sahibi …’ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişi üzerinde bırakılmasına, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edilen 825,00.- TL avukatlık ücretinin yargılamanın yenilenmesini isteyen …’dan alınarak, diğer taraf olan ve kendini duruşmada avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimine verilmesine 07.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.