YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11236
KARAR NO : 2011/10459
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 101 ada 364 parsel sayılı 1409,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davacı adına, 101 ada 369 parsel sayılı 39026,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz meşelik niteliği ile Hazine adına, 101 ada 171 parsel sayılı 10045,21 m2 ve 101 ada 172 parsel sayılı 2582,17 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar orman vasfı ile 28.12.2006 tarih 2 ve 3 nolu tapu kayıtlarına dayanarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 101 ada 369, 101 ada 171 ve 101 ada 172 parsellere yönelik olarak dava açmış, orman yönetimi 12.09.2008 tarihli dilekcesiyle taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur.Davacı yargılama sırasında 101 ada 369 parsele yönelik davasını atiye bırakmıştır. Mahkemece 101 ada 364 parsele ilişkin davanın faragat nedeniyle reddine, 101 ada 171 ve 101 ada 172 parsellerin orman içi açıklık niteliğinde olduğundan bu parsellere yönelik davanın reddine ve 101 ada 364, 101 ada 369, 101 ada 171 ve 101 ada 172 parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce 1990 yılında yapılan ve 14.12.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu 101 ada 171 ve 101 ada 172 parsellerin dayanağı olan 28.12.2006 tarih 2 ve 3 sırada kayıtlı tapu kayıtları Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2003 tarih 2002/56 – 45 sayılı kararı ile oluşmuş olup bu davada davacı … taraf değildir. Bu dosyanın davacısı … Balı olup … Balı ile davacı … arasında miras ilişkisi bulunmamaktadır. Keles Asliye Hukuk mahkemesinin 25.3.2003 tarih 2002/56-2003/45 sayılı kararı 20. Hukuk dairesinin 18.03.2004 tarih 2003/11070 – 2318 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Davacı …’nın dayandığı 01.01.2005 tarih 2 nolu 1757,50 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı ile 01.01.2005 tarih 7 nolu 7903,07 m2 yüzölçümündeki tapu kayıtları ise Keles Asliye Hukuk mahkemesinin 12.11.2003 tarih 2002/57-68 sayılı kararı ile oluşmuş olup mahkeme kararı 20. hukuk dairesinin 27.10.2004 tarih 2004/5348-11170 sayılı kararı ile kararın 3. sırasında yazılı 1757.50 m2 yüzölçümündeki ve kararın 8. sırasında yazılı 7903,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara yönelik olarak onanmış ve davacının dayandığı 01.01.2005 tarih 2 ve 7 nolu tapu kayıtları bu şekilde oluşmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/56-45 sayılı dava dosyasının davacısı … ile temyize konu dava dosyasının davacısı … arasında miras ilişkisi bulunmadığından bu karar davacı yönünden kesin hüküm teşkil etmez. Bu nedenle; mahkemece,öncelikle çekişmeli 101 ada 171 ve 172 parsellerin bulunduğu yeri tüm komşu parselleri ile birlikte gösterir kadastro paftası ile varsa çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin ada ve parsel numaraları tespit edildikten sonra bu parsellere ilişkin kadastro tutanak örnekleri ile eğer davalı iseler dava dosyaları, kesinleşmiş iseler kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve üç harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, çekişmeli 101 ada 171 ve 172 parsellerin dayanağı olan tapu kayıtlarının oluştuğu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/56-2003/45 sayılı dosyasında ki karar dayanak krokiler ile davacının dayandığı tapu kayıtlarının dayanağı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/57-2003/68 (bozmadan sonra 2005/9- 57) sayılı dosyasında karar dayanak olan krokiler mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmeli ve fenni bilirkişiler tarafından tapu kayıtlarının dayanağı olan krokiler ile kadastro paftası çakıştırılarak ayrıntılı kroki düzenlenmeli, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre ise;
1) Davacı vekili 09.04.2009 tarihli oturumda 101 ada 369 parsele ilişkin davayı atiye bıraktığını bildirmiş,davacı vekilinin ve davalı asılın bu parsele ilişkin olarak usulüne uygun şekilde feragati bulunmadığından bu parsele yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken; hükmün gerekçe kısmında bu parsele ilişkin davadan feragat edildiği bildirilerek davacının 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık süre içinde dava açmasının engelleyecek ve kesin hüküm oluşturacak şekilde bu parsele yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2) 101 ada 364 parsel kadastro sırasında 1409,96 m2 yüzölçümüyle belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davacı adına tespit edilmiş olup davacı tarafından 101 ada 364 parsele yönelik açılmış bir dava olmadığından bu parsele ilişkin kadastro tutanak aslının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken 101 ada 364 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda acıklanan nedenlerle, davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 26/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.