YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11283
KARAR NO : 2011/10476
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ile davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, yörede yapılan genel arazi kadastrosu sırasında hazine adına tespit gören ve daha sonra taşlık ve kayalık olduğu için tespit dışı bırakılan eski 1514 parselin daha sonra belediye imar planı içine alındığını, taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını bildirerek Hazine adına tapuya tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile (a) ile gösterilen 19919,50 m2’lik kısmın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından ve davacı Hazine tarafından krokide (b) ile gösterilen kısma yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılan 01.04.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1974 yılında yapılmış ve çekişmeli taşınmaz çalılık vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş iken tapulama mahkemesinin 1975/54 – 1980 – 11 sayılı kararı ile kayalık taşlık ve çalılık niteliğinde olduğundan tespit dışı bırakılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile (a) ile gösterilen kısma yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2) Çekişmeli eski 1514 parselin yörede 1974 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çalılık vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, daha sonra tapulama mahkemesinin 1975/54 – 1980 – 11 sayılı kararı ile kayalık taşlık ve çalılık niteliğinde olduğundan tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın DSİ tarafından kanal geçirilmek suretiyle ikiye ayrıldığı, (B) ile gösterilen 173,62 m2’lik kısmı üzerinde DSİ tarafından yapılan kanal bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın tamamının Hazine adına tapuya tescili talep edildiği halde (a) ile gösterilen 19919,50 m2’lik kısmın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, mahkemece (b) ile gösterilen 173,62 m2’lik kısma ilişkin hüküm kurulmamıştır. Bu kısım üzerinde DSİ tarafından yapılan kanal bulunduğu, ancak bu kısım yönünden her hangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığı anlaşıldığından DSİ davaya dahil edilerek gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra bu kısım yönünden de hüküm kurulması gerekirken mahkemece bu kısma yönelik hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile (a) kısmına yönelik hükmün ONANMASINA,
2) 2. bentte gösterilen nedenlerle; davacı Hazine ile Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 26/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.