Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11450 E. 2011/16374 K. 30.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11450
KARAR NO : 2011/16374
KARAR TARİHİ : 30.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Kadastro Genel Müdürlüğü adına Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında İstanbul ili, … ilçesi, … mahallesi 1357 ada 20 parsel sayılı taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri … oğlu …’in kullanımında olduğu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … çalışmasında taşınmazın adına tespit edilmediğini, tespitin iptali ile adına tespit ve tescilini istemiştir. Mahkemece davacının davasının kabulü ile davaya konu 1357 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki “İş bu taşınmaz, bahçe olarak 20 yıldan beri … oğlu …’in kullanımındadır” ibarelerinin kaldırılarak beyanlar hanesine “İş bu taşınmaz, bahçe olarak 20 yıldan beri … oğlu …’nun kullanımındadır” ibarelerinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
Ayrıca, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli sicil oluşturulmakla görevli ve yetkili olduğundan, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh dava edilmesi nedeniyle tutanak davalı olarak gönderildiğinden mahkemece sicil oluşturulmaması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Kadastro Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.