Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11575 E. 2011/15294 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11575
KARAR NO : 2011/15294
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.3.2009 tarih, 2009/3713 E., 2009/5304 K. sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak alınan orman ve … bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, sadece orman tahdit haritası üzerinde taşınmazın konumunun gösterilmesi nedeniyle denetlenemediğinden, orijinalinden çekilmiş orman kadastro haritası ile kadastro paftası aslı ölçeklerinin eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 832,17 m2 yüzölçümlü bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (A) ile gösterilen 1069,96 m2 yüzölçümlü bölümünün tespit maliki mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 29.04.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 25.12.1987 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece 12.02.2004 tarihinde kurulan hükümle çekişmeli taşınmazın 1649 m2 yüzölçümlü bölümünün kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı belirlenerek hüküm kurulmuş, hüküm davalı kişiler tarafından temyiz edilmemiş, davacı … Yönetiminin temyizi üzerine tahdit haritasının usulünce uygulanmasını teminen hüküm dairemizce bozulmuştur. Bu hüküm davalılar tarafından temyiz edilmediğine göre, taşınmazın 1649 m2 yüzölçümlü bölümünün orman sınırları içersinde kaldığı hususu davalı kişiler açısından kesinleşmiş, davacı … Yönetimi yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hukuk Muhakemeleri Yasası’nda anılan ilkeye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Kazanılmış Hak” davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan inceleme ve uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen 832,17 m2 yüzölçümlü bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı belirlenmiş ise de, bozma öncesinde çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen 1649 m2 yüzölçümlü bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir. Aleyhteki bu kararı davalı kişiler
temyiz etmediğinden davacı … Yönetimi yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, çekişmeli taşınmazın bozma öncesinde hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 10.10.2003 havale tarihli rapor ekindeki krokide (A) ile işaretlenen 1649 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerekirken, aksi düşünce ile … şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.