YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1164
KARAR NO : 2011/5372
KARAR TARİHİ : 02.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/1657-5203 sayılı bozma kararında; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; dosya içinde bulunan 1975 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanağında “252 numara yazıldı. Buradan 2817/387 nolu fotoğrafta görüldüğü şekilde kırık hatlarla … … ve … … tarlasının kuzey doğu köşesine yerli kayaya 253 numara yazıldı. Buradan fotoğrafda görüldüğü şekilde kırık hatlarla … … tarlasının çevresi dolaşılarak … … tarlasının karadere bitişik batı köşesine tesis edilen beton kazığa 254 numara yazıldı. Buradan … Yolu köy istikametinde takip edilerek … … ve müşterekleri tarlasının yola yakın kuzey batı köşesine tesis edilen sigortalı beton kazığa 255 numara yazıldı. Buradan … mevkiindeki aynı tarla ile … … ve … … tarlaları …” denilmekte olduğu, buna göre 1975 yılında yapılan orman kadastro haritasının çalışma tutanaklarına uygun şekilde doğru olarak düzenlendiği, ancak yörede 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin orman tahdit haritasının 1975 yılında düzenlenen tahdit harita ve tutanağından farklı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan uzman orman ve fen bilirkişileri çekişmeli taşınmazın konumunu her iki harita üzerinde gösterdikleri, kesinleşen orman sınırları içinde kalan bölüm olarak (b) harfli 135.24 m2’lik alanın gösterildiği ve bu alan esas alınarak mahkemece davanın kabulü yolunda hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak bilirkişilerin 1975 yılında yapılan orman kadastro haritası ile 1/5000 ölçekli kadastro paftasının çakıştırılması sonucu düzenledikleri haritada çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kalan bölümünün daha geniş bir alan olduğu ve (b) harfli bölüm arasında şeklen ve yüzölçümü olarak fark bulunduğu saptanmış olup, bu nedenle bilirkişilerden 14.06.2007 tarihli raporun eki olan 1/5000 ölçekli orman tahdit haritasına göre çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kalan bölümünün duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yüzölçümünün belirlenmesi ile bunu açıklayan ve gösteren krokili rapor düzenlemeleri istenerek toplanacak delillere göre mahkemece hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 104 ada 98 sayılı parselin, 21.03.2010 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) işaretli 95,49 m2’lik kısmının kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) işaretli 2364,68 m2’lik bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 27.08.1975 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 3402 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.